31 Ocak 2013 Perşembe

Türbanlı karımı orospu yaptım

Türbanlı karım Asiye ile yeni bir zevk keşfetmiştik. Sahile akşam karanlığında arabayla gidiyor ve arabayı denize dikine park edilen yerde park ederek manzarayı seyrediyorduk. Ve duvar dibindeki çaycı da bize çay getiriyordu. Orada herkes kendi âlemindeydi. Arabalarda resmen sevişiyorlardı. Karım Asiye ise başörtülü ve mantoluydu.

Asiyeye, “Kız görüyorsun, millet kimseye aldırmadan sikişiyor, biz uslu uslu manzara seyrediyoruz!” deyince, karım da, “İstiyorsan biz de sevişelim canım!” dedi. Ben de, “Yok biz farklı olmalıyız!” dedim. “Nasıl?” dedi. “Sen de mantonun içinde dekolte ol bakalım, çaycı fark edecek mi?” dedim. “Nasıl yaa?” dedi. “Nasılı var mı? Çaycıyı sevindir, garibim akşam karanlığında deli oluyordur, ondan birşeyler saklama!” dedim. O da, “Tamam, birdahaki gelişe ona göre giyineceğim! Ama şimdilik bir avans verebilirim!” dedi. “Nasıl?” dedim. “Sen dışarı çık, sonra çaycı buradayken gel!” dedi. Arabadan çıktım, tuvalete gittim. 5 dakika sonra geldim. Geldiğimde çaycı karımın oturduğu koltuğun camından içeri bakıp karımla konuşuyordu.

Ben şoför kapısını açıp içeri giriyordum ki, çaycı gitmek istedi. Karım çaycıya, “Dur bir dakika, bana bir şeker daha getir, birde kağıt mendil getir!” dedi. O arada ben karımın mantosunun önünün tamamen açık olduğunu ve gömleğinin üst düğmelerinin açık olduğundan iri memelerinin üst kısımlarının meydanda olduğunu gördüm. Bayıldım zevkten. Karım eteğini de beline sıyırmış, nefis bembeyaz bacakları sonuna kadar açıktaydı, nerdeyse külotu gözükecekti. Çaycı gidince, karım bana, “Nasıl başlangıç?” dedi. “Harikasın karıcığım!” dedim. “Daha açayım mı?” dedi. “Sonuna kadar hem de!” dedim. Memesinin birini çıkardı, bana, “Em şunu!” dedi. Ben emerken çaycı geliyordu. Karım, “Aldırma, devam et!” dedi. Çaycı yanımıza geldi, ben istifimi bozmadan karımın memesini emmeye devam ettim. Karım çaycıya sexy bir şekilde, “Teşekkürler canıımmm!” dedi. Çaycı vereceğini verip gitti, ama gözü arkadaydı.

Ertesi günü arabayı aynı yere park ettiğimizde karım daha bir rahattı. Beni yine bir ara dışarı gönderdi. Tekrar geldiğimde yine çaycı karımın başucundaydı. Karımın mantosu açıktı ve içinde bir şey yoktu, çırılçıplaktı. Ben arabaya binerken önünü bile kapatmadı. Çaycı resmen karımın amını görüyordu. Çaycı çay boşunu alırken, karım örtünmedi bile, memeleri açıkta, amı açıktaydı, sadece mantosu kenarlarını kapatıyordu. Çaycının siki pantolonunda dimdik olmuştu. Karım çaycıya, “Hayatım taze Salep var mı?” dedi. O da yutkunarak, “Hayır efendim, yok.” dedi. Karım da, “Canım taze salep istedi, ne olur bul!” dedi. Çaycı, “Nerden bulayım abla?” derken, ben arabadan dışarı çıktım, elim arabanın tavanında, çaycıya, ‘Geçir geçir!’ işareti yaptım. Çaycı kafayı yiyecekti. Ben denize doğru giderken, çaycı koşa koşa yanıma geldi, “Abi yenge ille de Salep bul diyor, nerden bulayım?” dedi. Ben de, “Ne yengesi oğlum yaa, o karı bir orospu! Kaşınıyor işte, anlasana! O başka Salep istiyor, sen anlamadın meseleyi!” dedim. “Yok yaa! Abi müsade var mı?” dedi. “Tabii oğlum, veren amı sikerler daima!” dedim. Çaycı, “Sağol abi!” dedi.

Çaycıyla birlikte arabaya geri döndüğümüzde, çaycı karıma, “Abla, istediğin Salep çay tezgahının arkasında var, dışarıya vermiyoruz, gelirsen içiririm!” dedi. Karım da gülerek, “Taze mi?” dedi. Çaycı, “Evet, taze abla!” dedi. Karım da, “Peki ya şoförümle ne konuştunuz?” dedi. Çaycı da, “Hele bir gel anlarsın!” dedi. Karım önünü düğmelemeden mantosunu kapatarak ve belinden eliyle tutarak, çaycının dediği yere gitti. Ben 15-20 dakika denize seyrettim, gazete okudum. Karım geri geldiğinde gayet mutluydu, arbaya bindi ve “Hadi gidelim!” dedi. Ben heyecanla, “Ne oldu aşkım? Anlat!” dedim. “Yoo anlatmam! Yarın da getirirsen, ancak dönüşte anlatırım!” dedi. “İyi, peki!” dedim, arabayı çalıştırdım, eve gittik. Eve girince heyecanla karıma saldırdım, baktım memeleri morarmıştı, “İyi morartmış çaycı!” dedim. “Evet, iyi morarttılar canım!” dedi. “Anlamadım, çaycıdan başkası da mı vardı?” dedim. “Evet, ocakcı da geldi!” dedi. Ben daha da heycanlanmış ve zevke gelmiştim. Karımın amını öpmeye başladım, “İyi bari amcığın morarmamış!” dedim. “Amımı morartmaya fırsat bulamadılar ki, çok çabuk hallettiler!” dedi. Karımı zevkle ve heyecanla bir güzel siktim, sonra uyuduk.

Ertesi gün evden çıktım, İbo diye bir arkadaşım vardı, İbo ile birlikte sahile giderek, o çaycının yanına uğradık. Çaycı beni görünce, “Ooo hoş geldin abi, buyur, emrin nedir?” diye sordu. Ben de, “Maksat muhabbet olsun! Dünkü Salep hikayesini arkadaşa anlattım, ama devamını bilmediğim için, orospuya da soramadım ve sana geldim! Nasıl, zilliye Salep içirdin mi?” dedim. Çaycı gülerek, “Abi onu burada çay tezgahının arkasına almışım, hazır sota yer, hiç onu sadece Saleple bırakırmıyım?” dedi. Ben de, “Ooo helal olsun koçuma bee! Başka neler yaptınız peki?” dedim. Çaycı da şöyle bir gururla kasılarak, “Abi, orospunun zaten mantosunun içinde hiçbir şey yoktu, mantoyu arkadan yukarı kaldırdım, ellerini tezgaha dayandırıp, köpek duruşuna getirip, arkadan dibine kadar geçirdim. O arada bizim ocakçı geldi, o da nasibini aldı!” dedi. “Nasıl nasibini aldı?” dedim. “O da hazır domalmış ve Salep bekleyen bir karıyı görür de hiç sikmeden bırakır mı? Ben siktikten sonra o da kaydı karıya!” dedi.

“Wouww, desene şanslıymışsınız, bir karıyı iki kişi halletmişsiniz!” dedim. Çaycı, “Hee ya! Abi o orospuyu yine getirecen mi bee?” diye yalvaran gözlerle sordu. “Ne o hoşuna gitti galiba, ille de getireyim mi yani?” dedim. “Getir abi, getir! Burada hem biz işimizi görürüz, hem extradan iş de çıkar ona!” dedi. Ben şaşırarak, “Nasıl yani extra iş?” dedim. Çaycı da anlattı, “Abi öyle güzel bir orospu, hem de nasılsa çok az kullanılmış bir kadın, iyi para eder! Millet o orospuyu parayla sikmek için sıraya girer valla!” dedi. Ben de, “Ozaman senle şöyle bir anlaşma yapalım, burada akşamları onu sana vereyim, kazandığı parayı üçe bölelim, sen ben ve o paylaşırız!” dedim. Çaycı hemen, “Olur tabi! Bu akşam getir orospuyu abi!” dedi. Ordan ayrılınca, İbo da bana, “Yaa Ahmet, çaycının anlattığı kadar güzel orospuyu nerden düşürdün?” dedi. Ben de, “Kısmet oğlum! Eee nede olsa yakışıklıyız, orospu düşürdük mü affetmeyiz!” dedim. İbo da, “Ulan akşama ben de gelecem o orospuyu sikmeye!” dedi. “Geeell!” dedim...  

Türbanlı kaynanam fena sikişti

Selam ben Hasan. Sizlerle bir anımı ve halen yaşadığım olayı paylaşacağım. Sene 1999, Mamara Üniverstesi Eczacılık bölümünü okumak için İstanbulda idim. Ailemin maddi durumu iyi olduğu için bana İstanbuldan bir ev aldılar ve “Yurt köşelerinde rezillik çekme, okul bitince de evi ister satarsın, ister kiraya verirsin!” dediler. Okulda İzmitli bir kızarkadaşım oldu. Kız arkadaşımın ismi Sibel ve ailesinin maddi durumu iyi değildi, babası hasta yatalaktı, annesi de günlüğe gidip Sibeli okutmaya çalışıyordu. Sibel de okuldan 3 kız arkadaşıyla birlikte ev tutmuşlardı.

Birgün okula geldiğimde Sibeli ağlarken gördüm, “Hayırdır Sibel?” dedim. Babasının öldüğü haberini aldığını, İzmite gitmesi gerektiğini, fakat yol harçlığının olmadığını söyledi. Sibeli çok severdim, o da bana ilgi duyardı. “Yol parasını düşünme, hadi beraber gidelim!” dedim ve arabama atlayarak, tuttuk İzmitin yolunu. Eve geldik babasının cenazesi Sibeli bekliyordu. Cenezeyi kaldırdık ve 2 gün orada kalmaya karar verdik. Sibelin annesiyle, yani ilerde kaynanam olacak kadınla da orada tanıştık. Eve başsağlığına gelen giden derken, 1 hafta okulu astık ve orda kaldık. Bu arada müstakbel kaynanam 37 yaşında, türbanlı ama alımlı ve sexi bir bayandı. Devamlı ağlıyordu. Sibelle teselli etsekte, nafile susmuyordu, “Yalnız kaldım, ne yapacam buralarda!” deyip ağlıyordu. Sibel tek çocukları olduğu için çok düşünüyordu. Ben Sibele, “İstersen anneni de İstanbula alalım.” deyince, “Ben burada kirayı veremiyorum, orada ne yapacağım?” dedi ve benim bilmediğim hususların olduğunu söyleyip, onun için bu işe karışmamamı istedi.

Neyse, Sibelle İstanbula döndük. Okuldu, dersti falan derken, bir akşam kapım çalındı. Açtım ki, Sibel elinde valizi kapıda ağlıyor. “Ne oldu?” dedim. “Kirayı veremediğim için arkadaşlar beni evden kovdular, tek sevdiğim sensin, elime geçtiği kadarıyla kirana yardım etsem beni yanına alırmısın?” dedi. “Bana kira vermene gerek yok Sibel, bu ev benim, rahatça okulun bitene kadar kalabilirsin, senden mutfak masrafı da istemiyorum. Bir kadın evine ne yapıyorsa sen de yap, yeter!” dedim ve yan odayı verdim. Sabah kalktım, Sibel müthiş bir kahvaltı hazırlamış. Yedik içtik okula gittik. Artık hergün birlikte eve geliyor, birlikte okula gidiyorduk, ama evde ayrı odalarda yatıyorduk, aramızda cinsellik seks yoktu.

Günler böyle geçerken, Sibel bir akşam benimle konuşmak istediğini söyleyerek, annesinin evde yalnız başına korktuğunu anlattı. Ben de, “Hallederiz...” dedim geçiştirdim. Akşam yemeğinden sonra erken yatmıştım. Nekadar uyuduğumu hatırlamıyorum, sikimde bir el hissettim ve uyandım. Sibel çırılçıplak soyunmuş, yatağıma girmiş, elini küloduma sokmuş sikimle oynuyordu. “Dur, neyapıyorsun?” dedim, ama nafile. Sibel ben yattıktan sonra, evde misafirlere ikram etmek için bulundurduğum yarım şişe Viskiyi içmiş, körkütük sarhoştu. O anda benim durumumda hangi erkek olsa siki kalkardı. Sibel koca götlü, iri memeli ve 1.60 boylarında bir afetti. Ben de artık dayanamayıp dudağından yapıştım, deliler gibi öpüşüyor, sevişiyorduk. Yarağımı ağzına alıp yaladıktan sonra, “Boz beni, senin kadının olmak istiyorum! Sik beni, karın yap beni!” deyince, altıma aldım bunu, birden amına kökledim ve Sibeli bozdum. Ateşli bir 15-20 dakika sikişmeden sonra da Sibelin içine boşaldım...

Kalktık duş alıp geldik, tekrar yatağa girdik. Ve Sibel yarağımla tekrar oynamaya ve yalamaya başladı. Yarrağım zaten hiç inmiyor, devamlı dik kalıyordu. Sabaha kadar Sibele 7-8 posta bastım ve döllerimi içine akıttım. Ertesi gün de ayık kafayla evlilik kararı aldık ve kimseye haber vermeden, 2 hafta içerisinde evlendik. Sibel artık resmen karım olmuştu. Evlenmemizin üzerinden 1,5 yıl geçmişti, bir çocuğumuz oldu, fakat fazla yaşamadı ve öldü. Bir çocuk daha yapmak istiyorduk, ama doktorlar karımın hasta olduğunu ve çocuk doğurmamasının gerektiğini söylediler. Sibel Rahim kanserine yakalanmıştı ve okulu bıramak zorunda kaldı. Durumu gittikçe kötüye giderken, artık annesine durumu anlatıp, annesini yanımıza almaya karar verdik...

İzmite gittim, kaynanamın borçlarını ve birikmiş kiralarını ödedim, İstanbula geldik. Kaynanam çok sevinmişti. Evde kaynanama bir oda tahsis ettik. Bu arada karımın hastalığı hat safayı aşmıştı, cinsel isteklerime karşılık veremiyor ve üzülüyordu. Ancak bazen kendini iyi hissettiği zamanlarda sikimi yalayıp boşaltabiliyor, bazen de bana, “Amıma alamadığım için özür dilerim erkeğim, seni dünyanın en tatlı şeyinden mahrum ettim!” diyerek, onun yerine götünü sikmemi istiyordu...

Sibel birgün bana, “Ben fazla yaşamam, ben ölürsem anneme sahip çık, gerekirse onla evlen, o benim öz annem değil!” deyince inanamadım, yalan söylüyor sandım. Fakat kimliklerini kontrol edince gerçeği söylediğini öğrendim. 2,5 ay sonra sibelim öldü. Ölünce kaynanamla yalnız kalmıştık. Sibelin bana vasiyetini kaynanama anlattım. Kaynanam itiraz etmedi ve evlendik. Kaynanamı ilk gece sabaha kadar siktim, ama doymak bilmiyordu kadın. Sibel ateşli sikişirdi, ama kaynanam ondan daha ateşliydi, her gece pilim bitene kadar siktiriyordu kendini bana. Yalan yok, kaynanam türbanlı falandı, ama Sibelden daha iyi sikişiyordu, bilmediği sikiş tekniği, pozisyon yoktu. Kaynanam 44 yaşında ilk çocuğumuza hamile kaldı. Ve şuanda da 3 çocuğumuz var, birinin adı Sibel.  

Dayılarım koca yarraklarıyla sikti

Merhaba, ismim Ayça, 19 yaşında, hafif kiloluyum. Oldukça büyük göğüslerim ve kalçam var. Çevremin tutucu olmasından dolayı türbanlıyım. Daha önce birkaç öpüşmeden başka hiç deneyimim olmadı. Benim, biri evli, 3 dayım var. En küçük dayım Emrah 31, Hüseyin dayım 34, evli olan Selim dayım da 41 yaşında. Herşey benim küçük dayıma tutkumla başladı, ona resmen aşıktım. Ne zaman eve gelse, kendisinden gözümü alamazdım. Dayım her gelişinde ona olan bakışlarımı farketmiş olacak ki, o da bana yakın davranmaya başladı. Bana arkadan sarılmaları, şakalaşmaları benim de hoşuma gidiyordu...

Yaz tatili yakın olduğundan, annemle babam ve abilerim Ayvalık’daki yazlığa gitmişlerdi. Arabada yer olmadığından, annem bana, “Sen Emrah dayınla kal, dayının işleri bitsin, beraber gelirsiniz!” dedi. Emrah dayımla 2 gece beraber kalacaktık, heycanlanmıştım. Akşam oldu Emrah dayım eve gelmişti. Yemek yedikten sonra televizyonun başında oturduk. Dayım gelirken yanında bira getirmiş içiyordu, “Sen de içermisin?” dedi. Daha önce hiç içmediğimi söyledim, ama ısrar etti, ben de kıramadım. Bir bira içtikten sonra, ısrarla bir tane daha içirdi. Sarhoş olmuştum, ama içime de bir rahatlama gelmişti, daha rahat hareket ediyordum. Dayım da iyice yanıma sokulmuş, yine şakalar yapmaya, ufak ufak dokunmalara başlamıştı. Derken beni dudağımdan öptü. Ben de buna karşılık, “Seni seviyorum!” dedim. Bunu duyan dayım dudaklarıma yumuldu. Adeta içimde fırtınalar kopuyordu, amım ıslanmaya başlamıştı, dayımın elleri her yerimi okşuyordu...

Elleri göğüslerime geldiğinde, “Ayça, senin bu büyük göğüslerine bitiyorum!” dedi ve gömleğimin düğmelerini açmaya başladı. Nedense karşı koyamıyordum ona. Gömleğimi çıkardıktan sonra sütyenimi de çözüp göğüslerimi serbest bıraktı. “Ohhhh! Ölürüm bunlara!” diyerek uçlarını yalıyor, emiyor, ısırıyordu. Ben artık kendimde değildim, kasılıyordum, orgazm üstüne orgazm oluyordum. Dayım göğüslerimi bırakıp elini eşofmanımdan içeri, amıma sokmaya çalışınca, elini tuttum ve “Yapma dayı, bakireyim daha!” dedim. Dayım kendisine güvenmemi, kızlığıma dokunmayacağını söyleyince elini bıraktım. Eli amıma geldiğinde ıslaklığı farkeden dayım, gülümsedikten sonra, eşofmanımla birlikte külodumu çıkardı. Dayımın karşısında çırılçıplaktım. Dayım da soyunmaya başladı. İlk defa canlı yarrak görecektim ve çok heyecanlıydım. Dayım külodunu indirdiğinde, uzun ve kalın, başı mantar gibi yarağını görünce, “Şeyyy dayı... çok büyük bu!” demişim. “Demek hoşuna gitti!” diyerek direk ağzıma götürdü. Yalamam için bekliyordu. Başını yalamaya başladım, başı ağzıma zor sığıyordu. Sonra 69 pozisyonuna geçtik, o benim amımı yalarken, ben de onun yarağını yalıyordum...

Sonra dayım beni dört ayak pozisyonuna getirdi ve götümün daha hiç sikilmemiş deliğini yalamaya başladı. Yalanmaktan ve dillenmekten gevşeyen götümün deliğini öpüp, “Aşkım kızlığına dokunmayacağıma söz verdim, ama seni götten sikmek istiyorum, tamam mı?” dedi. Bunu ben de çok istiyordum, “Tamam dayı, fakat krem sür, çekmecede var!” dedim. Uzanıp kremi aldı ve götümün deliğine iyice sürmeye başladı. Götümü parmaklarken, artık ben olacakları merakla ve heyecanla bekliyordum. Yarrağın başını dayayan dayımın göt deliğimi zorlamaya başlamasıyla inanılmaz bir acıyla kendimi ileri doğru fırlattım, “Çok acıyor dayı, yapmalayım!” dedim. Dayımın, “İlk olduğu için biraz acıyacak, sonra alacağın zevki düşün aşkım! demesiyle tekrar domaldım. Yarrağının başını zorla götüme sokan dayım, hiçbir şey demeden tamamını birden sokmasıyla, dünya başıma yıkıldı sandım. O nasıl bir acıydı öyle! Biraz içimde bekleyen dayımın, sikini içimde hareket ettirmesiyle beraber, ben de artık acının yanısıra zevk te almaya başladım. Sabaha kadar beni 3 kez daha götten siken dayım, yarrağın tadını almama sebep olmuştu...

Öğlene doğru uyandığımda götüm çok ağrıyordu. Dayım sabah işe gitmişti. Kalktım, önce duş aldım, sonra kahvaltımı yaptım. Kahvaltı yaparken arayan dayım nasıl olduğumu sordu. “Götüm çok ağrıyor dayı!” dedim. O ise, “Ağrıyacak bebeğim, akşama dahada alıştırırız!” demesiyle, akşama da beni götten sikeceği için sevinmiştim. Ama akşam olduğunda, Emrah dayım eve, Hüseyin dayımla beraber geldiğinde, ne yalan soyleyeyim, biraz bozulmuştum. Akşam yemeği yedikten sonra, mutfakta Emrah dayıma, “Neden Hüseyin dayımı getirdin?” diye sorduğumda, “O da yazlığa gelecekmiş, beraber gidecekmişiz!” dedi. Birşey diyemedim, cevabımı almıştım. Biraz bozularak içeri gidip, onların yataklarını hazırladım ve odama gittim, sinirle yattım uyudum.

Gece geç saatte kapımın açılmasıyla uyandım. Kafamı kaldırıp baktım, Emrah dayımdı. Hemen soyunup yanıma girerek, “Bu gece seni sikeceğimi söylemiştim!” demesiyle dudaklarımız birleşti. Biraz öpüştükten sonra, “Hüseyin dayım içerde, yapmayalım dayı!” dememe karşılık, “O top atsan duymaz, biz işimize devam edelim!” diyerek yarrağı ağzıma vermişti. Biraz yaladıktan sonra, dimdik yarrağın karşında hemen domalmıştım. Busefer yanında getirdiği özel ‘Göt Sikme Kremi’ ile götümü hazırlayan dayımın, götüme yarrağını daldırmasıyla, zevkle acıyı aynı anda hissetmiştim, ama busefer daha kolay almıştım. Götüme pompalayan dayımın sert hareketleri beni kıvama getirmiş, inlemeye başlamıştım. Zevkli zevkli sikişirken Hüseyin dayımı unutmuştuk...

O anda seslerimize uyan Hüseyin dayım, ne oluyor diye bakmak için odama birden girince toparlanamadık bile. Hüseyin dayımın, “Kolay gelsin!” demesiyle yarrağını ağzıma dayaması bir oldu. Yaşadığım şokla ve içinde bulunduğum azgınlıkla uzattığı yarrağını yalamaya başlamıştım. Şimdi hem götümde, hem ağzgımda yarrak vardı. Az sonra Hüseyin dayım, “Emrah çekil de, birazda biz bakalım şu yeğenimizin tadına!” diyerek, Emrah dayım çekilmiş, Hüseyin dayım arkamda yerini almıştı. Ve o koca yarrağını birden köklemesiyle olan oldu, amıma girmişti ve bekaretimi kayıp etmiştim! Acıyla bağırarak, “Dayı ne yaptın sen??? Kızlığımı bozdun!!!” dememle, “Sen bakiremiydin yaa?!? Sizi amdan sikişiyorsunuz sandım!” dedi, öylece amıma köklemiş halde kaldı. Şaşkınlığı geçince, “Yapacak birşey yok, olan oldu!” diyerek amımı sikmeye başladı. Hüseyin dayım boşaldıktan sonra, bir posta da Emrah dayım amımdan sikmişti...

Yatakta üçümüz oturmuş dinlenirken, 2 dayımın da beni nezamandır arzuladıklarını, hele kalçalarıma bayıldıklarını söylemeleri hoşuma gitmişti. Konuşmaları sırasında, Hüseyin dayım, “Şu hayalini kurduğum götün tadına birde ben bakayım!” diyerek beni domalmıştı bile. Kendimi orospu gibi hissediyordum, ama büyük zevk alıyordum. Götüme giren Hüseyin dayım pompalarken, Emrah dayım da ağzıma vermişti. Emrah dayım, “Hadi abi, tost yapalım şu çıtırı!” deyince, Hüseyin dayım götümden çıktı ve Emrah dayım beni üzerine aldı, alttan amıma geçirdi. Ben yarrağın üstünde yavaş yavaş oturup kalkarken, tekrar götüme giren Hüseyin dayımla, 2 deliğim de dolmuş, zevkin doruklarına çıkmıştım. Orgazm üstüne orgazm oluyordum. Sabaha kadar süren sikişimiz, hepimizin yorgunluk belirtisiyle son bulmuştu.

Sabah erkenden arabayla yola çıkmış, Ayvalık’taki yazlığa doğru gidiyorduk. Yolda siklerinin kalktığı yerde durup sikiyorlardı beni. Artık iyice alışmıştım bu duruma, hoşuma da gidiyordu böyle kullanılmak. Yazlığa vardığımızda Selim dayım da ordaydı. Birkeresinde yengemin gününde kulak misafiri olmuştum ve sohbetleri sırasında Selim dayımın yarrağının büyüklüğüden bahsedildiğini duymuştum. Selim dayımı da yazlıkta görünce içimi merak kapladı, acaba onun yarrağı nasıl diye. 10 gün hepimiz yazlıktaydık. Emrah ve Hüseyin dayım beni sıkıştırdıkları yerde elleyip okşuyorlardı, ama sikemiyorlardı. Benim de canım yarak istemeye başlamıstı. Ne yapsak ta sikişsek diye düşünürken, aniden dedemin rahatsızlanması sonucu acilen köye giden babam ve annem, biraz rahatlamamıza imkan vermişti. Artık 3 dayım ve 2 abimle yazlıkta 1 hafta beraberdik...

Benim dışımda herkes denize giriyor, yüzüp eğleniyordu. Ben se herzamanki gibi abilerim kızıyor diye mayo bile getirmemiştim, pantolonumun paçasını toplayıp, dizlerime kadar giriyordum denize. O gün kasabaya gidecek Selim dayım durumu anlamıştı. Abilerimin yanında, “Yeğenim gel sen benle kasabaya, sana da mayo alalım, rahat gir denize!” diyerek arabaya bindirmişti. Kasabaya giderken yolda ben devamlı dayımın şortunun önüne bakıyordum. Dayım fark etmiş ve “Ne oldu yeğenim? Ne bakıyorsun öyle?” diye sormuştu. Artık rahat olan ben, önüne bakmaya devam ederek, “Hiiçç...!” diye gülmüştüm. Ve o andan itibaren dayımın bana bakışları degişmişti. Kasabaya vardık, bir mağazaya girdik, bana mayo bakmaya başladık. Ben heryeri kapalı bir mayo seçip, kabinde giydim ve dayımı çağırarak gösterdim. “Tamam o güzel oldu, onu alalım! Dur birtane daha vereyim onu da dene!” diyerek, ordan bana bir bikini verdi. Bikiniyi giydim, aynada baktığımda göğüslerim yerinden fırlayacak gibiydi. Alt kısmından ise nerdeyse amımın dudakları dışarı çıkıyordu. Dayımı çağırarak nasıl olduğunu sorduğumda, dayım felç geçirecek sandım, öyle kalmıştı. “Çok güzel olmuşsun!” diyen dayım, her ikisini de ödedi ve yola koyulduk...

Yolda dayımın yarrağı sanki daha bir kabarık duruyordu, “Dayı yaa, o bikiniye de aldık ama, ben abimlerin yanında bikiniyle denize rahat giremem, şöyle ıssız bir yerde dursak ta, bikiniyle girsem?” dedim. Teklifimi balıklama kabul eden dayım, sote ve kimsenin olmadığı bir koy bulunca çekti arabayı oraya. Dayım dışarda etrafı kolaçan ederken, ben arabada bikiniyi giydim ve denize girdim. Sonra dayıma seslendim, “Sen de gelsene!” diye. Dayım da, “Alımda mayom yok!” dedi. “Donla girersin dayı, kimse yok nasılsa!” deyince, dayım şortunu çıkarıp, donla yanıma geldi. Yarrağının nekadar büyük olduğu beyaz donundan şimdi daha da belli oluyordu. Suya giren dayımla şakalaşma ayağı ile resmen oynaşıyordum, her fırsatta göğüslerimi ve götümü sürterek azdırmaya çalışıyordum. İstediğim olmuştu, yarrağı olabildiğince sertleşmiş, o da çakırmadan bana dayıyordu. İcraata geçmenin zamanı geldi diye düşünerek, “Hadi çıkalım dayı, güneşlenelim biraz!” dedim. Dayım hernekadar, “Sen çık!” dese de, “Sen de gel!” diye ısrar edince, kalkık yarrağından utana utana sudan çıktı. Islanan külottan devasa yarrağı çok net belli oluyordu. Yarrağını işaret edip, “Dayı bu ne?” deyince, dayım kızarmıştı. “Bukadar büyüğünü ilk defa görüyorum, valla yengeme acıdım şimdi!” diyerek güldüm. Bundan cesaret alan dayım, “Çok gördün galiba?” dedi. “Evet!” deyince, önce şaşıran dayım, etrafa bakınarak, “Peki böylesini gördün mü?” demesiyle donunu indirmesi bir oldu...

Aman Tanrım! Donundan kurtulan yarrak ok gibi fırladı, göbeğine geldi. Kolum kadar kalın bir yarrak vardı karşımda. “Yok valla, böylesini görmedim!” diyebildim. “Tadına bakmak istermisin yeğenim?” diyen dayımın önünde ikiletmeden diz çöküp, mantarını yalamaya başladım. “Dayı yaa, yengem bunu nasıl alıyor?” diye sordum. “İlk başta bu, çok büyük, alamam ben bunu demişti, ama şimdi yemeden duramıyor!” diye cevap verdi. Dayımın yarrak kıvama gelince, beni arabanın arka koltuğuna yatırdı ve göğüslerimi yalamaya başladı. “Hasta oldum kız göğüslerine!” deyince, güldüm, “Diğerleri de öyle demişti!” dedim. “Vay amına koduğum vaay! Kız söyle bakayım, siktirdin mi kimseye?” dedi. Ben gülerek, “Evet, amım da, götüm de yarrak gördü!” deyince, “Vaay orospuya bak! Bir sikeyim seni de, amın götün gerçek yarrak görsün!” demesiyle, bikinimin altını çıkarması ve yarrağını amıma sokması bir oldu. Nefesim kesiliyor sandım, halbuki daha yarısı girmişti...

Azmış dayımın dünya umrunda değildi, “Yavaş dayı!” diye bağırmama aldırış etmeden habire amıma pompalıyordu. Ama fazla sürmedi içime boşaldı. Yarağını çıkarınca, dölleri bacaklarımdan süzülüyordu. Ben tam (İyiki de çabuk bitti!) diye düşünmeye başlamıştım ki, dayım beni domaltıp, amımdan sızan dölleri götüme sürmeye başladı. Okkalı bir de tükürük bırakıp, yarrağının başını götüme soktu. Aman Tanrım, sanki kol sokuyorlardı götüme! Bağırıyordum, ama sesimi duyacak kimse yoktu etrafta. Zorlaya zorlaya sokmaya devam edince, götüm iyice açılmış ve yarısından fazlasını geçirmişti. Daha fazlasının girmeyeceğini anlayan dayım, o kadarıyla sikmeye başlamıştı. 5-6 dakika sonra artık ben de zevk alıyordum ve “Hadi dayı, daha hızlı sik beni!” diye inliyordum. Gaza gelen dayım götüme motor gibi pompalarken, ben de resmen böğürüyordum. Çok geçmeden götüme patladı...

Dayım biraz dinlendikten sonra, “Gidelim hadi!” dedi. Toparlandık, giyindik. Kendimize çeki düzen verdikten sonra yola çıktık. Yolda dayım, “Kız daha önce kim sikti seni?” diye sordu. Ben de olanları anlattım. “Vaay, kardeşlerimi de baştan çıkardın haa! Ne güzel, hep beraber takılırız 1 hafta!” diyerek güldü. Ama ben gülemiyordum, çünkü arabada götümün üzerine zor oturuyordum...

Yazlığa geldiğimizde hem götümün ağrısından hem de yorgunluktan ölüyordum. Hemen odama gidip uyumak istemiştim. Ama 10 dakika geçmeden Emrah dayım odama süzülmüş, “Naber tatlım? Çok azdım, hadi soyun da seni sikeyim!” demişti. “Hiç halim yok dayı, yorgunum...” demeye kalmadan üzerime atladı ve göğüslerimi yalamaya başladı. Sonra aşağı kayarak, tam amıma yalayacakken amından süzülen dölleri görünce, “Bu ama Selim abimin yarrağı da girdi, öyle değil mi? Sen de az orospu değilmişsin!” dedi. “Ne yapayım dayı, sen alıştırdın!” dememle, beni domaltıp yarrağı götüme sokmuştu. Selim dayımın kol gibi yarrağı yüzünden açılan götüm, Emrah dayımın yarrağını zorlanmadan içine almıştı. “Vay amına koduğum, Selim abime götünü de mi siktirdin? Nasıl aldın onun o koca yarrağını götüne orospu?” diyen dayıma, Dayı hatırlatırım, beni sen orospu yaptın, artık yarraksız duramam!” dedim. Dayım da, “Merak etme bu am ve göt yarraksız kalmayacak!” demesiyle sert pompalamaya başlamış ve nihayetinde dölleriyle götümü doldurmuştu. Hemen banyo yapıp uykuya daldım. Ertesi gün uyandığımda vakit öğlen olmuştu...

Aşağı indiğimde yazlıkta sadece dayılarım vardı. Abilerim deniz kenarına gitmişler. Birşeyler atıştırdıktan sonra havuza girmek için, dar bikinimi üzerime giyip çıktım (Nasıl olsa abilerim yoktu!). Maksadım dayılarımdan birini azdırıp sikilmekti. Havuzun başına vardığımda, Selim dayım hemen yanıma gelerek, “Yeğenim, yağlayayım da yanma!” dedi. Ben de gülerek, “Neremi?” diye cevap verdim. “Götünü! Rahat girsin diye! Geçen sefer tamamını alamamıştın!” dedi. “Oluuur!” dedim. Sırtımı dayıma dönerek yağlamasını bekledim. Eline yağ alan dayım, sırtımdan yağlamaya başladı. Yağlamıyor, sanki erotik masaj yapıyordu, acayip azmıştım. “Yeğenim rahat olmuyor, üst kısmını çıkar da rahat olsun!” dedi. Ayağa kalkarak tamamen soyunmamla tekrar uzanmıştım. Dayım artık bütün vücudumu yağlamış, arada göt deliğime ve amıma da parmaklarını sokarak yağlıyordu. Çok kötü azmıştım, dayımın yarrağına elimi atmıştım ki, diğer dayılarımın, “Kolay gelsin abi!” sesiyle başımı öbür tarafa çevirdim...

Şimdi 3 dayım da sikleri dimdik tepemde dikiliyorlardı, bense çırılçıplak yatıyordum. Hüseyin dayım Selim dayıma, “Abi bu orospuyu tek doyuramazsın, biz de yardım edelim!” dedi. Selim dayım da, “Valla doğru, ben böyle kaşar görmedim!” dedi. Ben de dayanamadım, “Orospu yaptınız beni iyice, sike doyurun beni artık!” dedim. “İçerde doyuralım, haydin içeri geçelim!” diyen dayıma hiç itiraz edecek halde değildim. 3 dayımla annemlerin yatak odasına geçtik. 3 dayımın da yarraklarını sırayla yaladıktan sonra, küçük dayımın sırtüstü yatağa yatarak, beni üstüne çekip, amıma geçirmesi bir oldu. “Ohhh! Böyle orospu sikmedim, ne güzel amın var!” diyerek amıma pompalıyordu. Ben iyice zevke gelmiştim, “Sikin orospunuzu, yarraksız bırakmayın!” dememle, ortanca dayımın da götüme girmesi beni ayrı zevk diyarlarına götürmüştü. İki deliğim de doluydu artık...

Bu arada büyük dayım ağzıma vermeye çalışıyordu. Yarrağının başı bile ağzıma sığmıyordu, ama umrumda bile değildi, zevkten ölecektim. “Sikin kocalarım beni, orospu yapın, siktirin beni!” gibi laflar ağzımdan çıkıyordu. Küçük dayım fazla dayanamayarak amıma bosalmıştı. Ortanca dayım da hemen peşinden götüme boşaldı. Ben ise kaç kere boşaldığımı bilmiyordum bile. Zevkten yatağa yüzü koyun düşmüştüm ki, büyük dayım buna izin vermeden, beni domaltıp, dölle dolu kayganlaşmış amıma kökledi bir anda. Koca yarrağı içimde hissetmemle nefesim kesilmişti. Çok büyüktü yarrağı, amım yırtılacak gibi oluyordu. Ama dayım umursamadan amıma köklüyordu. Zevkle acı karışık inliyordum. Diğer iki dayım da bizi izliyordu. Büyük dayımın onlara, “Bakın göt böyle sikilir!” diyerek amımdan çıkardığı yarrağı götüme sokmasıyla böğürmeye başlamıştım. Var gücüyle götüme pompalıyordu. İçi zaten dölle dolu olduğundan, o kayganlığın verdiği etkiyle, götüm tamamını almıştı koca yarrağın. Ama yine de götümü yarıyordu sanki. Çok geçmeden içime boşalan dayım, götümden yarrağını çıkardığında, oluşan boşluğa hava dolmuştu. Elimle kontrol ettiğimde götümün deliği kocamandı, ama yine de büyük zevk almıştım.

1 hafta boyunca dayılarım, abilerimi bahanelerle şuraya buraya yollayıp, yazlıkta beni evire çevire siktiler. İstanbula döndüğümüzde 3 dayım ortaklaşa bekar evi tuttular, canları istediğinde beni oraya götürüp, gönüllerince sikiyorlar :))

Kiracımızla kızını siktim

O gün Fatma evine gittikten sonra, banyo yaptım ve çalışma odama geçtim. Bilgisayarımı açıp MSN’e girince, Fatmanın kızı Esra’nın MSN adresi bilgisayarımda kayıtlıydı. Ne olur ne olmaz diye, adresini kendi MSN’ime ekledim. Bu arada oğlumdan mesaj geldi, onunla MSN’de görüştüm. Sonra dışarı çıkıp arabamla biraz dolaştım ve eve gelip yattım.

Sabah saat 09:00 gibi kapı çaldı. Açtığımda karşımda Fatma vardı. “Buyur Fatma hanım!” dedim. İçeri geçti, “Sana kendi ellerimle bir kahvaltı hazırlamaya geldim. Haa bu arada, ev işlerini de ben yapıyorum, demi artık?” dedi. Ben de, “Tabii ki sen yapacaksın tatlım, senden başka bir kadın giremez artık bu eve!” dedim. Fatma güldü ve mutfağa geçerek kahvaltıyı hazırlamaya başladı. Ben de yatak odasındaki kirlileri banyoya attım. Fatmanın, “Kalvaltı hazır Kemal bey!” sesiyle mutfağa gittim. Gerçekten mükemmel bir sofra hazırlamıştı. “Her konuda marifetlisin Fatma, teşekkür ederim!” dedim. Fatma da, “Sende o yarak oldukça, daha ben sana neler neler hazırlarım!” dedi. Birlikte kahvaltı yaptık. Sonra ben alışveriş için dışarı çıktım...

Saat 15:00 gibi döndüğümde Fatma beni kapıda karşıldadı. Üzerinde eşimin seksi kıyafetlerinden biri vardı. Fatma banyo yapmış, saçları halen ıslak, mükemmel bir makyajla karşımda duruyordu. Dudaklarına bir öpücük kondurup, elimdeki poşetlerle mutfağa gittim. Giderken evin diğer bölümlerine de göz atıyordum. Ev gerçekten pırıl pırıl olmuş, mis gibi kokuyordu. “Fatma çok teşekkür ediyorum, harikalar yaratmışsın!” dedim. Bu defa dudaklarından uzunca öptüm. Birlikte aldıklarımı yerleştirdik. Bu arada Fatma ve kızı için de birşeyler almıştım. “Ya Kemal bey niye zahmet ettin, ne gerek vardı şimdi bunlara?” dedi. Ben de, “Zahmette neymiş Fatma, sen bu kadar şey yapıyorsun. Öyle düşünürsen üzülürüm!” diyince, Fatma geldi dudaklarıma yapıştı, bir yandanda yarağımı sıkmaya başladı...

Hemen oracıkta bunu tezgaha dayadım, kalçalarını zor örten elbisesini beline kadar sıyırdım. Altında külot yoktu. Diz çöküp, başladım amıyla götünü birlikte yalamaya. Fatma inlemeye başladı, “Kemal bu sefer eşini nasıl siktiysen öyle sik beni aşkım, erkeğim!” diyerek inliyordu. Fatma boşalıncaya kadar amını götünü yaladım. Sonra da onu diz çöktürüp yarağımı çıkarıp ağzına verdim. Hayatımda Fatma gibi yarak yalayan birini görmedim desem yalan olmaz. Bir eliyle sıvazlıyor, “Oohhhh harika sikin var kemal!” diyerek somuruyordu. Yarağımı ağzından çektim, domalttım Fatmayı önümde. Arkadan amına geçirdiğim anda çığlığı bastı, “Ayyy yırttın amımı Kemal, yavaş!” diye. Biraz bekledim amı yarağıma alışınca gidip gelmeye başladım. Belinden sıkıca kavrayıp, sokup çıkardıkça kıvranıyordu Fatma, “Sok Kemalim sokkkk, sik beni, ohhhhh!” diyerek sürekli orgazm oluyordu...

“Fatmam, kadınım, senin şu güzel götünü de sikecem!” diyordum, bir yandan yarağımı amına sokup çıkartırken, parmaklarımla da göt deliğini okşuyordum. Fatmaya, “Ellerini arkaya uzat, kalçalarından tut ve iki yana ayır!” dedim. Dediğimi yaptı. Yarağımı amından çıkardığım anda amından ‘Fooşşş!’ diye ses geldi. Hemen diz çöküp dilimi göt deliğine soktum. Dilimle iyice gevşettim deliğini, sonra sikimin başını tutup sıkarak göt deliğine yerleştirdim. Yarağımın başı ‘Şlopp!’ diye girince Fatma kaçmak istedi. Ona, “Dur aşkım, acı buraya kadardı, bundan sonrası zevk deryası olacak! Kendini rahat bırak, sıkma!” dedim. Öylece bekledik biraz. Elimi amına atıp okşadım, “Derin nefes al aşkım!” dedim. O nefes alınca ben kökledim. Çırpınmaya başladı. Buna, “Aşkım, Fatmam, Kadınım, işte şu anda seni eşimi siktiğim gibi sikiyorum!” dedim. Fatma da, “Ne olursun biraz bekle, dayanamıyorum!” dedi...

Öylece bekledim. Kalçalarını okşadım. Göğüslerini avuçladım, sıktım. Boynunu çevirip dudaklarına yumuldum. Bu arada Fatmanın göt alıştı, kendisi kalçalarını oynatmaya başladı. Ben de kalçalarımı ileri geri yapınca yarağım Fatmanın göte ritmik şekilde girip çıkmaya başladı. Fatma kısık bir sesle, “Iııhhhhh, Ooohhhh!” diyor, bir yandan da, “Hem çok acıyor, hemde çok zevkli Kemalim!” diye inliyordu önümde. Bende o rahatlıkla yarağımı sonuna kadar çekiyor, sonrada hızla köklüyordum Fatmanın daracık götüne. Sonra Fatmanın belinden tutup, mutfak halısının üstüne sırt üstü uzandım, yarağım hala götündeyken. Artık Fatma götünü kendi siktirmeye başladı. Kalkıp kalkıp oturdu sikime. Fatma çılgına dönmüştü, götünden sikilirken amından boşalıyordu. O anda ben de Fatmanın daracık göt deliğine bütün döllerimi doldurdum. Sikim götünde yumşayıncaya kadar bekledik. Fatma sikimden götünü çekince osura osura tüm döllerimi üzerime akıttı...

Bu arada saat akşam 18:00 olmuştu. Fatma duş alıp hemen evine gitti, çünkü kızı Esra çoktan okuldan gelmişti. Ben de kuveti doldurup içine uzandım. Tüm yorgunluğumu almıştı ılık su. Duş alıp kurulandım. Kendime birşeyler hazırlayıp, yemeğimi yedim. Ve çalışma odama geçtim. Saat 21:00 gibi MSN’i açınca, Esranın da MSN’de olduğunu gördüm. Ben buna, “Naber tatlı kız?” diye yazınca, “Nerden biliyorsun tatlı olduğumu?” dedi. Doğrusu şaşırmıştım, kız karşısındakinin kim olduğunu bile sormuyordu. Madem o sormadı, ben de kim olduğumu söylemedim ve “Bütün kızlar tatlıdır!” dedim. “Kameran var mı?” diye sordu. “Var! deyince, “Bana şeyini gösterirmisin?” dedi. Bu duyduğum laf karşısında ben şok olmuştum. Yine de doğru anlayıp anlamadığımı öğrenmek için sordum, “Neyimi gösterirmiyim?” dedim. “Şeyini işte... Önündekini!” deyince içim bir tuhaf oldu ve kıza ne cevap yazacağımı bilemedim. Karmaşık duygular içerisindeydim, kafam allak bullak olmuştu...

Ben cevap yazmayınca, “Hadi aç, yüzünü göstermene gerek yok, sadece şeyini görmek istiyorum!” dedi. İşte o anda şeytan dürttü beni, kız zaten kim olduğumu bilmiyordu, kamera açsam bile yüzümü de göstermeyecektim. Buna sordum, “Peki, senin kameran varmı?” dedim. “Var, ama şimdi yanımda annem var, o uyumadan açamam!” dedi. “Tamam ozaman annen uyuyunca görüşelim!” dedim. “Yaa lütfen, ben çok merak ediyorum erkeklerinkini, şimdi gösterirmisin!” dedi. Elime düşmüştü artık, “Karşılıklı olmazsa yapmam!” dedim. “Tamam ama, ben şimdi soyunamam, annem var!” dedi ve bu arada kamerayı açtı, yüzü gözükmüyordu. Ben de kamerayı yüzüm gözükmeyecek şekilde ayarladım ve açtım. Biraz sohbetten sonra, “Hadi lütfen çıkart onu!” dedi. Ben bunu iyice azdırmak için, “Neyi?” dedim. “Önündekini!” dedi. “Onun adını bilmiyormusun?” dedim. “Yaa lütfen ama, yarak işte, hadi göster!” deyince pijamamı donumla birlikte indirdim...

“Waooouww! Ne kadar büyükmüş o öyle!” dedi. “Sen daha önce böylesini görmedin mi?” dedim. “Her gün kameradan gösteriyorlar, ama seninki kadarını hiç görmedim!” dedi. Ben de puştluğuna, “Annene sor, o görmüştür böylesini!” dedim. “Görmüşmüdür bilmiyorum, ama annem şimdilerde çok mutlu, sık sık yeni ev sahibimize gidiyor, sanırım sikişiyorlar!” dedi. “İnsan hiç annesi hakkında öyle konuşur mu?” dedim. “Ben annemi bilirim, sikişmeden duramaz o! Hem adam bekar, annem de dul, ikisi bir arada olunca sikişmeyip te başka ne yapacaklar ki?” dedi. Ben kendime gelmek ve duduklarımı hazmetmek için, “Neyse sonra görüşürüz, iyi akşamlar, hoşcakal!” dedim. “Tamam görüşürüz, annem yatınca ben yeniden açarım, ozaman karşında çırılçıplak olurum!” dedi, kapattı. Ben de kapattım.

Esra da enaz annesi kadar azgın. Yaşı bana göre biraz küçük olsa da, yine de tam sikilecek kıvamda. Olaylar nasıl gelişecek göreceğiz bakalım...    

Dul kiracım yarrak hastasıymış

Emekli Matematik öğretmeniyim, ismim Kemal. İki yıl önce eşimi kaybetmiştim, oğlum da Üniversiteyi bitirip Antalya’da işe başlamıştı. Komşularımızla aram oldukça iyiydi. Yan tarafımdaki dairem boşalmış ve yeni kiracım gelmişti. Fatma hanım 35 yaşlarında, kumral, balık etli, uzun saçları olan, güzel bir kadındı. Bir de kızı vardı Liseye giden, Esra isminde. Onlar yerleştikten bir hafta sonra akşam Hoşgeldinize gittim. Tanıştık, biraz sohbetten sonra, Fatmanın dul olduğunu öğrendim. Kocasından kalan maaşla geçiniyordu. Birde köyde tarlaları varmış, onu kiraya veriyormuş, o şekilde geçinip gittiğini anlattı. Ben de kendimden bahsettim. Sonra herhangi birşeye ihtiyaçları olduğunda benden çekinmeden yardım isteyebileceklerini söyleyerek ayrıldım.

İki hafta sonra da onlar bana ziyarete geldiler. Fatma streç beyaz bir pantolon giymiş, üzerinde siyah bir bluz vardı. Fatmanın kalçaları bütün güzelliğiyle karşımdaydı, gözlerimi o yusyuvarlak kalçalarından alamıyordum. Kızı Esra, “Anne benim yarın yazılım var, çalışmam lazım!” dedi. Ben de, “Gel kızım, şu oda uygun, orda rahat rahat çalış!” diyerek onu kendi çalışma odama götürdüm ve salona döndüm. Fatma hanım ikili koltuğa oturmuş, sehpanın üzerindeki gazeteleri karıştıryordu. “Hanımefendi ben mutfağa geçiyorum, birşeyler hazırlayım!” deyince, “Olur mu kemal bey, beraber hazırlarız!” dedi ve o önde, ben arkada, mutfağa gittik. Ama o kalçalarını kıvırdıkça ben deliriyordum. Birlikte birşeyler hazırladık, çay yaptık. Bu arada bana, “Böyle yalnız zor olmuyor mu?” diye sordu. Ben de, “Zor, ama ne yapalım, idare ediyoruz işte. Haftanın iki günü bir bayan geliyor, evin temizliğini yapıyor, çamaşırları yıkıyor.” dedim. “Bundan sonra istersen ben yapabilirim, hem bütçeme de biraz katkı olur!” dedi. Ben de, “Neden olmasın, siz istedikten sonra!” dedim.

Gülerek, “O bayan başka şeyler de yapıyor mu?” dedi. Ben de anlamamazlıkten gelerek, “Başka yapılacak iş yok ki...dedim. “Nasıl ya? Yoksa herşey bitik mi Kemal bey?” diyerek kahkaha atmaya başladı. O anda arkasından sarıldım ve göğüslerini avuçladım. Yarağımı kalçalarında hissedince, “Ooo Kemal bey, sende daha çok iş var! Şu kıza bir bakayım...” diyerek, çay ve pasta tabağını aldı ve gitti. İçerden sesi geliyordu. Kızına, “Hani sen ders çalışacaktın? Açmışsın bilgisayarı Chatt yapıyorsun, bıkmadın şundan!” diyerek azarlıyordu kızını. Ben de gittim, “Fatma hanım lütfen kızmayın, olur böyle şeyler, onlar genç nede olsa!” dedim. Biraz yumşadı, “Ne halin varsa gör!” dedi ve beraber tekrar mutfağa geçtik. Çaylarımızı doldurduk sohbet etmeye devam ettik...

“Fatma hanım çok güzelsiniz, harika bir vücudunuz var, çokta seksisiniz, neden evlenmediniz?” diye sordum. “Kocam öldükten sonra çok isteyen oldu, ama ben istemedim. Hergün aynı adamla seks yapmaktansa, farklı şeyler daha çok hoşuma gidiyor. Evlenmeyi asla düşünmüyorum! Sen karından bıkmamışmıydın, aynı deliğe her gün girip çıkmak sana zevk veriyor muydu?” dedi. “Eşim beni çok mutlu ediyordu. Ondan sonra hiçbir kadında o zevki alamadım. Kimisi çok acıtıyorsun diyor, kimisi ordan olmaz, şunu yapmam, bunu yapmam diyor... Kısaca, sadece boşalmak için seks istiyorlar. Onu da sadece kendi istedikleri şekilde olsun istiyorlar!” dedim. “Bende eşinden fazlasını bulursun Kemal!” dedi ve elini sikime attı, pantolonumun üstünden okşamaya başladı. “Ooo seninki çok büyük galiba? diyerek, fermuarı açıp dışarı çıkarınca, gözleri fal taşı gibi açıldı, “Bu nasıl bir yarak böyle Kemal? Eşek siki gibi!” dedi.

Ben ayağa kalktım sikimi elime alıp, sikimle yüzünü okşamaya başladım. Dudaklarına sürtüyor, boynunu, kulaklarını, yüzünün her yerini sikimle okşuyordum. “Nasıl, beğendin mi Fatma?” dedim. “Beğenmek ne kelime Kemal, ben filimlerde bile böyle yarak görmedim! Bunun kulu kölesi olurum, ohhh!” diye inledi. “Bak Fatma, benimle sikişmeyi göze aldığında herşeye hazır olman lazım, bütün deliklerini doldurmadan bırakmam seni!” dedim. “Amımı, ağzımı, götümü her yerimi sik Kemalim! İyi ki tutmuşum senin evi, aradığımı buldum, asla bırakmam seni! Her işini yaparım, yeterki bu yarağı benden esirgeme, erkeğim!” dedi. Öyle somuruyordu ki anlatamam. Başını yalıyor, emiyor, yarağımın başındaki deliğe dilini sokuyor, kuduruyordu. “Fatma kıza yakalanmayalım daha ilk günde!” dedim. “Aklımı başımdan aldın Kemal, valla kızı unutmuştum!” dedi ve toparlandı, gitti. Kızına, “Esracığım biz Kemal beyle dışarı çıkacağız, hadi sen de eve çık, orda devam edersin!” dedi, kızını eve gönderdi ve tekrar yanıma geldi...

Elinden tutup yatak odasına götürdüm. Anında ikimiz de çırılçıplak olmuştuk. Onu yatırdım, bacaklarının arasına girip amını götünü yalamaya başladım. Şarıl şarıl akıyordu amı. “Sik beni Kemal, ne olursun sik!” diye yalvarıyordu. Yarağımı tutup amının yarığını fırçaladım. Başını yerleştirip kökleyince, tırnaklarını sırtıma geçirmişti. Biraz bekledim öylece, sonra amı gevşedi, başladım sokup çıkarmaya. Çıldırıyordu. “Bu nasıl zevk böyle yaa, ohhhhh, sik beni Kemalimmm!” diye bağırıyordu. Yarım saat siktim Fatmanın amını. Fatma defalarca boşalmıştı. Ben de boşalacağım zaman, amından çıkarıp yarağımı ağzına verdim ve boşaldım. Tüm döllerimi yutturdum. Fatma yarağımı bırakmadı, kazık gibi yapıncaya kadar yaladı, emdi, somurdu. Sonra beni sırtüstü yatırdı tam aynanın karşısında. Yüzü aynaya gelecek şekilde yarağımın üstüne oturdu. “Nasıl da yarıyor amımı Kemal yarağın, ohhhh erkeğim harikasın!” diyerek oturup kalkmaya başladı. “Amımın içinde değmediği yer kalmadı yarağıyın, offffff, mideme dokunuyor sanki aşkımmmm!” diye inleyerek siktiriyordu amını.

Amı çeşme olmuş akıyordu sanki, yatak göl olmuştu. Yarağın üstünde titriyordu durmadan. Öyle kasıldı ki, “İşte buuuu! Zevk buuuu! Oohhh!” diyerek yığıldı kaldı üstümde. Altından kalktım bacaklarını araladım, sulu amı kabarmış, kocaman olmuştu. Yumuldum amına somurdum. “Öldüreceksin Kemal beni! Ohhh aşkımmm!” diye inliyordu. Fatmanın bacaklarını omzuma aldım, bunu ikiye katladım, amına kökledim. Öyle sert sikiyordum ki, “Ayyy parçaladın, yırttın amımı Kemallll!” diye bağırıyordu altımda. Artık ben de sona yaklaşmıştım. Yarağımı amından yavaşca çekiyor, hızla gömüyordum. İyice kilitlendim Fatmaya ve böğürerek boşaldım amına. Öylece yarım saat kadar kaldık. Sonra kalktık banyo yaptık ve Fatmayı dudaklarından uzunca öperek evine gönderdim...  

Bakire götümü kocama yeğeni becerdi

Kocam Pazartesi günü işten geldiğinde, "İtalya'da 10 günlük seminer var! Hazırlan, haftaya gidiyoruz!" dedi. Daha önce yurtdışındaki bu seminerlere alışıktım, kocamla ben de gidiyordum ve kocam o sıkıcı toplantılarını yapıyorken, ben de gönlümce geziyor, alışveriş yapıyordum. Ben sevinçle tamam diyecekken, Engin'in kalkık kaşları dikkatimi çekti. Engin sonra bir fırsatını bulup bana, "Ne o, sikicinden izin almak yokmu? Hiçbir yere gidemezsin, senin için planlarım var!" dedi. Çok üzülmüştüm, ama Engin'in planları olduğunu duyunca çokta heyacanlandım. Sikicim tarafından karar verilmişti, ben gitmiyordum.

Kocama gitmek istemediğimi söylediğimde, bütün hafta yalvardı, ama sonunda o da ikna oldu. Gideceği gün kocamı evin önünden uğurladım, uçağı İstanbul'dan kalkıyordu. Uzun sarılmalar, öpüşmeler, hatta gecede uzun bir sexin ardından gitmişti kocam. Kocamın taksisi uzaklaşıp, ben bahçeye girer girmez Engin'i aradım, o bilmediğim planları beni heyacanlandırıyordu. Engin telefonu en soğuk sesiyle cevapladı, "Akşam 6'da geleceğim, bir hafta izin aldım!" dedi ve kapattı. Ondan hiç beklememe rağmen, aşk dolu, sex dolu bir hafta geçireceğimizi düşünüyordum. Güzel bir yemek hazırladım, Rakıyı onun istediği gibi soğuttum. Dediği gibi akşam 6'da geldi, elinde büyükçe bir çanta vardı.

Hemen boynuna sarıldım, "Hoşgeldin aşkım, yemek hazır!" dedim. Ama o kalçama şaplak atıp, "Yukarı çık orospu!" dedi. Yemekten önce sikişeceğiz diye düşünerek sevinçle yukarı odasına çıktım. Arkamdan o da yukarı geldi. Odaya girince yeniden boynuna sarılıp öpmeye başladım. O ise tuhaf bir şekilde gülerek, "Bu sikişi hayatın boyunca unutamayacaksın!" dedi. "Zaten hiçbirini unutamam, sen benim biricik sikicimsin!" dedim, onu azdırmak istiyordum. Beni kendi elleriyle soydu. İlk kez üzerimdeki hiçbirşey yırtılmadan veya koparılmadan çıplak kalmıştım önünde. "Yüz üstü uzan yatağa!" dedi. Uzandım.

Eve geldiğinde elinde olan çantadan birkaç tane ip çıkardı, önce ellerimi bağladı yatağın demir başlığına, sonra, "Domal!" dedi, karnımın altına iki tane yastık koydu. Ben de domaldım. Sol ayağımı iple bağlayıp, ipin diğer ucunu da gardrobuna bağladı. Sonra sağ ayağımı da bağladı ve onu da odasındaki banyonun kapısına bağladı. Artık ayaklarımı kıpırdatamıyordum ve domalık vaziyette yatıyordum. "Ne yapmak istediğini sorabilirmiyim?" diye sordum. Cevap vermedi ve o da soyunmaya başladı. Göremiyordum, ama duyuyordum soyunduğunu.

"Senin sikicin kim?" dedi. "Sensin!" dedim. O anda kemeriyle sırtıma öyle bir vurdu ki, canımın nasıl yandığını anlatamam, "Ne yapıyorsun? Manyakmısın!" diye bağırdım. O ise, "Senin sikicin kim?" dedi tekrardan ve kemeriyle birdaha vurdu sırtıma. Acıdan ağlıyordum, bağırıyordum, kurtulmaya çabalıyordum, ama nafile. Üstelik kendi rızamla teslim olmuştum bağlanmaya. "Bağır lan orospu, benim sikicim sensin de!" dedi ve bir hışımla yine indirdi kemeri sırtıma. "Benim sikicim sensin, aşkım da sensin!" diye bağırdım, yeter ki vurmasın diye. "Hah şöyle orospu!" diyerek amımı yalamaya başladı. O anda farkettim ki amım sulanmıştı, ben gerçekten acıdan zevk alıyordum! Amımı götümü yalıyordu, dilini her iki deliğime de sokup çıkartıyordu. Gözlerimi kapatmıştım, artık acı bitti, zevk alma zamanı geldi diye düşünürken, tırnaklarını kaba etlerime geçirdi, etimi kopartacak sandım. Kemer kadar olmasa da, yine canım çok yanmıştı.

Sonra doğruldu ve sikiyle amımı götümü fırçalamaya başladı. Hangisine sokacak diye beklerken, amıma soktu. Bütün amımı doldurmuştu siki, ama o halen kanırttırıyordu sikini amımda. Bu arada kemerle birkaç kez daha sırtıma ve kalçalarıma vurdu. Artık kendimi acıya ve acının verdiği zevke bırakmıştım, olacakları bekliyordum. Uzun süren bir sikişin ardından ayağa kalktı ve yatağın başına geldi. Saçımı olanca kuvvetiyle çekip, sikini ağzıma soktu. Boğazıma kadar sokup çıkartıyor, bu defada ağzımı sikiyordu. Hırlayarak sikini ağzımdan çıkartıp, döllerini yüzüme fışkırttı.

Sikini bana yalattırıp temizlettirdikten sonra yine arkama geçti ve yine o çantanın sesini duydum. Çantadan birşey daha çıkarttı, daha sürprizler bitmemişti anlaşılan. Önce, aynı telefonun titreşimdeyken çıkardığı gibi bir ses duydum, sonra da amıma birşey soktu. Vibratördü bu. Vibratör içimde durmadan hareket ediyor, bütün vücudumu da sarsıyordu bu hareket. Vibratör amımda çalışırken çakmak sesi duydum, önce sigarasını yaktı, sonra da yatağın başucunda duran mumlardan birini yaktı. Anlamıştım, her türlü acıyı tattıracaktı bana bu akşam.

O sırada evin telefonu çaldı. Engin, odasında bulunan paralel telefonu açtı, konuşmaya başladı. Arayan kocamdı. Konuşmalarından kocamın İtalya'dan aradığını anlamıştım. Biraz konuştuktan sonra, "Bir dakika dayı..." dedi ve "Yengeeeee, dayım arıyor!" diye seslendi ve telefonu kulağıma tuttu. Amımdaki vibratör hiç durmadan titrerken, kocama, "Canım vardın mı?" dedim. Kocam başladı anlatmaya, uçaktan, yolculuktan, otelden bahsedip duruyordu. Saatin kaç olduğunu bilmiyordum ve telefonu kapatmak için en ufak bir bahane bile aklıma gelmiyordu. Sadece o birşeyler sorduğunda, "Evet canım... Hayır canım... Tamam canım..." diyordum. Neyseki kocam biraz sonra, "Hadi canım kapatalım, sen de fazla oyalanma, yat uyu! Öptüm!" deyip telefonu kapattı. O değil de, kocama sesimi normal duyurabilmek için çektiğim işkence, Engin'in yaşattığı acıların hepsinden daha fazlaydı.

Engin yeniden arkama geçti ve az önce yaktığı mumu belime damlattı. Domalık olduğum için mum belimden aşağı doğru akıyor ve donup kalıyordu, mumun takip ettiği bütün yolu tüm vücudumda hissediyordum. Sırtıma da damlatıyordu, hem de kemerle vurduğu yerlere, böylece acım dahada artıyordu. Engin attığım çığlıklardan müthiş keyif alıyordu. Derken mumu söndürüp yerine bıraktı ve sikini götüme sürtmeye başladı. Vibratör amımdaki bütün suları akıtarak, yatağı ufak bir göl haline getirmişti. Götüme henüz sikinin başı girmişti ki, biranda hepsini kökledi. Artık iki deliğim de doluydu. Amımdaki vibratör içimi titretirken, Engin de götüme yarağını deli gibi pompalıyordu. Kaçıncı orgazmımı yaşıyordum bilmiyorum.

Engin götümden çıktı ve başucuma geldi yine, boğazıma kadar soktu yarağını, bir iki gidip gelmeden sonra ağzımdan çıkarıp yine yüzüme boşaldı. Oysa ki önceki boşalmasındaki döller yüzümde daha yeni kurumaya başlamıştı. Sonra amımdaki vibratörü çıkartıp attı yere, ama halen titreşim sesini duyabiliyordum. Ayaklarımı çözdü, ellerimi de. Beni sırtüstü yatırdı. Ayaklarım uyuşmuştu ve kimbilir kaçıncı orgazmdan sonra bacaklarımın dermansız kalması normaldi. Ayrıca onca kemer darbesinden sonra sırtım da beni çok zorluyordu. Ama bununla da bitmedi, beni yine bağlamaya başladı. Karşı koyacak güvü bulamıyordum kendimde. Ellerimi bağladı, ayaklarımı da dizlerimden büktü ve yine aynı şekilde olabildiğince gererek bağladı. Ayaklarım yere bile değmiyordu. Kasıklarımdan itibaren canım yanıyor ve bacaklarım kopacak gibi hissediyordum.

Bütün ağırlığıyla üzerime abandı. Boynumu, boğazımı, kulak memelerimi öpüyor, yalıyor, emiyordu. Onun ağırlığıyla sırtım daha çok acıyordu, ama öpülmekten de zevk alıyordum. "Ulan orospu, çilekli çikolata gibi kokuyorsun hep, yiyeceğim seni!" dedi. Ne büyük iltifattı. Öperek memelerime geldi. Isırıyordu, sert sakallarını meme uçlarıma sürtüyordu. Sonra üzerimden doğruldu ve çantadan mandal çıkartıp meme uçlarımı sıkıştırdı. Canım çok yanıyordu, acıdan kıvranıyordum. İlk taşındığında odasına kendisi küçük bir buzdolabı almıştı, buz kalıbını çıkardı, buz parçalarından birini aldı ve amımın içine sokuverdi. Amım zaten vibratörle sikilmekten acıyordu ve yanıyordu, buzun girişiyle gözlerim yerinden çıkacak gibi oldu. Buz amımda erimişti, ama soğukluğu ve sızısı kaldı. İki kez daha tekrarladı bunu ve artık ben de zevk alıyordum.

Kendine bir sigara yaktı, bir nefes çekip bana da uzattı. O anda o bir nefes sigara kadar hiçbirşey iyi gelemezdi bana. Sigarayı bitirdikten sonra çantaya uzandı tekrar ve bu sefer çantadan garip bir cihaz çıkardı. Cihazda iki tane kablo ve kabloların ucunda metal kıskaçlar vardı. Cihazın düğmesine basıp, metal kıskaçları amımın dudaklarına dokundurdu. Bana elektrik veriyordu! "Yapmaaa!" diye bağırmamla birlikte, suratıma okkalı bir tokat yemem bir oldu. Alt dudağımdan kan süzüldüğünü hissettim. Amıma tükürdü ve metal kıskaçları yine değdirdi amımın dudaklarına. Çok acı çekmiyordum, ama korkuyordum ve bütün bedenimin sarsıldığını hissediyordum. Yine, "Yapmaaaa!" diye bağırdım. Yalvarıyordum, "Lütfen yapma, ne istersen yaparım!" diyordum. Ama Engin, "Ben bunu istiyorum!" dedi ve devam etti. Sonrasını hatırlamıyorum, bayılmışım galiba.

Gözlerimi açtığımda siki amımdaydı ve beni sertçe sikiyordu. Arada bir üstüme abanıyor, memelerimi sıkıyor, mandalların kenarından görünen meme uçlarımı yalıyordu. Yeniden zevk almaya baslamıştım, altında kıvranıyor, inliyordum. Bir süre daha amımı sikti, sonra doğruldu, başımın altına yastık koydu, sikini memelerimin arasına sıkıştırıp, orda gidip gelmeye başladı. Bana her yaklaştığı ben de sikinin başını yalıyordum. Kuvvetli bir hırıltı inleme arası sesle yine yüzüme ve göğüslerime fışkırttı bütün döllerini. Yanaklarımdan yastığa süzüldu bir kısmı. Üzerimden kalktı, önce mandalları çıkardı memelerimden, sonra da beni çözdü. Biraz rahatlamıştım, ama ayaklarımı bile kıpırdatamıyordum. "Geliyorum canım!" dedi. Bana canım dedi, hemde ilk kez. Bunca sikişmelerin hepsi romantizmden çok uzak, hayvanca sikişmelerdi, ama bu en kötüsü, en şiddetlisi onun hoşuna gitmişti, bana canım diyordu.

Engin'in odasındaki banyoda küvet yoktu, sadece duş vardı. Aşağıdaki banyoya inmiş, kuveti doldurmuştu. Yanıma geldi, "Hadi canım yıkanalım!" dedi. "Ne olur biraz uyuyayım!" dedim. "Yıkanalım, kendini iyi hissedeceksin!" dedi. Zorlanarak doğruldum, ayağa kalktım. Bu arada gardrobunun önündeki boy aynasına gözüm takıldı, ayakta öylece kalakaldım. Memelerimin uçları ve kenarındaki birkaç yer morarmıştı. Boynumda da morluklar vardı. Alt dudağımın kenarı patlamış, şişmişti, kan halen duruyordu. Yüzümdeki, saçımdaki döller terle karışmış kurumuştu. Sırtımı döndüm aynaya, kemerinin sırtımda bıraktığı izler, kırmızı şeritler halinde boylu boyunca uzanıyordu. Klçalarımda da tırnaklarının bıraktığı hafif kanlı çizikleri vardı.

"Çok seksisin canım!" dedi. Bir an zoraki gülümsedim. Ama bence de çok seksi görünüyordum. Beni kucakladı ve banyoya indirdi. Küvete yatırdı ve her yerimi ılık suyla okşayarak yıkadı. "Biraz burda yat dinlen!" dedi, kendi çıktı banyodan. Ilık su beni dinlendirdi ve birazda olsa kendime getirdi. Yarım sonra geldi, beni ayağa kaldırıp bornozumu giydirdi. Yine kucaklayarak odasına götürdü. Odada biraz önce yaşananlardan eser yoktu. Herşeyi toplamış, yatağa temiz çarşaf sermişti.

Pencereden odaya giren aydınlığa takıldı gözüm, biz onun odasına ilk girdiğimizde de aydınlıktı hava. "Akşam mı oluyor?" diye sordum. "Hayır canım, sabah oluyor! Karnın aç mı?" dedi gülerek. Hiçbirşey yiyemeyecek kadar halsizdim, "Sadece uyumak istiyorum!" dedim. Bana sıkıca sarıldı, göğsüne yasladı beni ve "Uyu canım!" dedi. "Bana canım diyorsun artık?" dedim. "Çünkü hayalimdeki seksi sen yaşattın bana. Sana aşık oldum çilekli çikolatam!" dedi ve saçlarımı okşadı. Beni yatağa yatırdı. Kafam yastığa değer demez uyumuşum.

Nekadar uyuyduğumu bilmiyorum, beni dudaklarımdan öperek uyandırdı. Şaşırmıştım, kahvaltı hazırlamış yatağa getirmişti, hatta ekmek bile kızartmıştı. "Günaydın canım. Telefonunu getirdim, dayımı ara da konuş!" dedi. Aradım. Kocam yoğundu, katıldığı seminerlerden, toplantılardan bahsediyordu. Biraz daha konuşup telefonu kapattık. Gözüm saate takıldı, saat akşam üzeri 5 olmuştu. Engin kahvaltı tepsisini dizlerimin üzerine bıraktı ve kendi de yanıma uzandı. Her bir lokmayı onun ellerinden yiyiyordum. Canım halen yanıyordu, özellikle de sırtım, ama Engin'in ilgisinden dolayı çok mutluydum.

Kahvaltı bitince, "Biraz daha yatmak istiyorum!" dedim. "Zaten yatacağız!" dedi, tepsiyi alıp masaya koydu, yatağın kenarından amıma doğru süzüldu, amımı yalamaya başladı. Ama yavaşça, tadını çıkara çıkara yalıyordu. "Tuvalete gitmem lazım!" dedim, "Tamam!" dedi. Yine zorlukla doğrulup ayağa kalkabildim. Banyoya gittim, çişimi yaptım. Sonra bornozumu çıkartıp aynada kendime baktım, dünden pekte farklı değildim, ama bu halim beni tahrik etti. Duşu açtım, suyun altına girdim, ılık suyla duş yaptım.

Banyodan çıktığımda, Engin çırılçıplak yatağa uzanmış, sikini sıvazlayarak beni bekliyordu. Elini uzatarak, "Gel canım, 69 yapalım!" dedi. Üzerine ters uzandim, 69 olduk. Yüzünü gömdü, amımı yalamaya başladı. Ben de sikini yalamaya, emmeye başladım. Siki kalkmış, kazık gibi olmuştu. Ona, "Dün akşam yaptıkların için kendini affettirmen lazım!" dedim, üzerinden kalkıp yüzümü ona döndüm, sikinin üzerine amımı sürtmeye başladım. Zevk alıyordu biliyorum, tabi ben de. Yavaşça amıma sokmaya başladım sikini.

Artık sikinin tamamı içimdeydi, hiç çıkartmadan kendimi sağa sola hareket ettiriyordum. O da kalçalarımı sıkıca tutmuş, bana yardımcı oluyordu. Yavaş yavaş oturup kalkmaya başladım, sonra hızlandım. Siki boru gibi içime giriyor, sonra yarısına kadar çıkıyordu. Müthişti. O da bazen kalçalarımı sıkıyor, bazen memelerimi avuçluyordu. Sonra içimden çıkmadan beni altına aldı, bacaklarımı iyice ayırıp amıma baktı, "Ben bu çikolatayı eriteceğim!" dedi. Gerçektende altında eriyordum. "Sik beni! Sikinle erit beni!" dedim. Hızlıca pompalamaya başladı. Kasılarak, birkaç dakika süren uzun bir orgazm yaşadım. Okadar güzel sikiyordu ki beni, bitmesini hiç istemiyordum.

Bir hafta boyunca da bitmedi zaten, tuvalet ve duş yapmak haricinde yataktan çıkmadım. Hele odadan hiç çıkmadım, kahvaltım ve yemeğim de hep yatağa geldi. Onun haricinde durmadan sikiştik. Kocamın gelmesine 4 gün kala odadan çıktım, Engin de yeniden işe gitmeye başlamıştı. Kalçalarımdaki tırnak izleri geçmiş, ama sırtımdaki kızarıklıklar halen vahim durumdaydı. Dudağımın kenarı da şişmişti idi. Engin işten geldiğinde yine sevişiyorduk, deli gibi sikişiyorduk, ama artık bana zarar vermiyordu.

Kocamın geleceği gün hazırlık yaptım. Kalçalarımdaki izler tamamen iyileşmişti. Sırtımdaki izler hafif belli oluyordu, ama acımıyordu artık. Kocam geldi, uzunca sohbetlerden sonra odamıza girdik. Kocam benimle sevişmek, sikişmek istiyordu, hakkıydı. Geldiği günden itibaren bir hafta her gece seviştik, sikiştik ve kocam vücudumdaki hiçbir izi farketmedi. Dudağım haricinde, dudağımdaki hafif şişlik halen inmemişti. Onu da uçuk çıktı diye geçiştirdim, inandı.

Kocamı da, Engin'i de seviyorum, hatta ikisine de aşığım!  

Eniştem kocamdan iyi sikti

Merhaba 31 severler. Ben Aslı, 27 Yaşındayım, 1.70 boyunda, 55 kilo, beyaz tenli ve güzel bir bayanım. Simsiyah gözlerim ve pembe dudaklarım var. 2 sene süren bir evlilikten sonra, kocamla anlaşamadık boşandık ve genç yaşımda dul kaldım. Eniştem (teyzemin eşi) 50 küsür yaşında, 1.75 boylarında, yaşını hiç göstermeyen, yaşına göre halen siyah saçları olan, kendine bakan biridir. Aslına bakarsanız o güne kadar eniştemle böyle bir olay yaşayacağım hiç ama hiç aklıma gelmezdi.

Dul olmama rağmen kendimi kasan bir insan değilim, daima rahat olmuşumdur. Teyzemlerle bir araya geldiğimizde, rahat kahkahalar atar, onların ayıp diye açmadığı konuları açar, gönlümün istediği gibi muhabbetler eder, şakalar yapardım. Bir gün yine teyzemlerle bir araya geldik. Muhabbet ederken, konu çok iyi bildiğim eski dönem Türk sinemasının ünlü oyuncuları hakkında açıldı ve sohbet etmeye başladık. Ben F.... A...’ın oynadığı filmleri sayarken, eniştem birden itiraz etti, “O filmde başkası oynuyordu!” diye. Şaşırdım kaldım. Biraz da inatçı biri olduğum için bu konu eniştemle iddaya girmemize kadar gitti. İddayı kaybeden bir şişe Rakı alacak ve içecektik. Ben çok alkol alan biri değilim, ama arada iyi gidiyor. Eniştemin de benden farkı yoktur, o da az içer. Neyse iddaya girildikten sonra hemen internete baktık ve ben kazanmıştım. O günden sonra her fırsatta Enişteme takılır oldum, “Enişte şu Rakıyı da bir içemedik gitti!” diye onu kızdırıyordum.

Birgün telefon çaldı. Annem hazırlandığı için telefona ben cevap verdim. Arayan Eniştemdi, “Aslı Rakıyı aldım, hadi gel içelim!” dedi. Doğrusu bunu hiç beklemiyordum, o şaşkınlıkla, “Tamam Enişte!” diyebildim sadece. O gün de Annemle Teyzem, bir tanıdıklarının altın günü vardı, oraya gideceklerdi. Eniştemle yaptığım telefon görüşmesinden sonra Anneme durumu anlattım. Annem sadece, “Tanrım sen akıl fikir ver bunlara!” dedi. Teyzemlerin evi bize çok uzak değildi, hava da sıcak olduğu için altıma bir eşofman ve üstüme de askılı bir tişört giyip, Annemle beraber çıktık evden. 3 dakika sonra Teyzemlerdeydik.

Kapıyı Teyzem açtı, ben içeri geçtim. Annem kapıda Teyzemi bekliyordu. Teyzem de annemi bekletmemek için beni öpüp çıktı. Evde eniştemle beraber kalmıştık. Eniştem, “Hadi Aslı masayı hazırlayalım!” dedi. “Tamam enişte!” dedim ve yemek odasına geçtik. Peynir, Kavun, Süzme Yoğurt, Tavuk, Buz ve tabiki Rakı. Ne ararsanız vardı masada. Eniştem hafif birde damar müzik açtı ve “Hah şimdi tamam oldu!” dedi. Gülüşe gülüşe masaya oturduk. Herşey çok güzeldi, eğlenceli muhabetler ediyor, şakalaşıyorduk. Aradan 2-3 saat geçmiş, biz bir büyük Rakıyı bitirmiştik. Ama alışık olmadığımız için alkol ikimizi de etkilemişti...

Birden Eniştem koluma yapıştı, “Hadi kalk Aslı, dans edelim!” dedi. Ben o kafayla, “Olur Enişte!” dedim ve kalktım. Ayakta zor duruyordum oysa. Dans ederken Eniştem bana iyice sokulmaya başladı, resmen sikini göbeğime değdiriyordu. Siki taş gibiyidi ve anladığım kadarıyla kocaman birşeydi. Gittikçe dahada çok bastırıyordu sikini göbeğime. Ne oluyor diye anlam veremeden Eniştem boynuma yanaştı, derin bir, “Ohhhhhhh!” çekti ve “Çok güzel kokuyorsun Aslı, harikasın!” diye fısıldamaya basladı. “Enişte ne yapıyorsun?” diye kendimden uzaklaştırmaya çalışıyordum, ama ne fayda, kene gibi sımsıkı sarılmıştı bana. Zaten ayakta da zor duruyordum, başa çıkmam imkansızdı. Dans ediyorduk sözde, ama Eniştem beni dans bahanesiyle yatak odasına kadar götürmüştü. Ben sürekli, “Enişte yapma, ayıp oluyor, bırak!” diyordum, ama Eniştem dinlemiyordu bile...

Beni yatağa doğru itmesiyle yatağa düşmem bir oldu. Rakıdan başım dönüyordu, gücüm kalmamıştı, hareketlerimi kontrol edemiyordum, ama herşeyin farkındaydım. Eniştem birden üzerime uzanıp, tişörtümü sıyırdı ve sutyenden kurtardığı göğüslerime saldırdı. Göğüslerimi öpüyor, yalıyor, emiyordu. Eniştemin başını göğüslerimden itmeye çalışıyordum, ama olmuyordu. Sonra elini eşofmanımın içine soktu. Bacaklarımı iyice kapadım, fakat Eniştemin eli amıma ulaşmış, amımla oynuyor, bir yandan da memelerimi yalayıp ısırıyordu. Sonra doğruldu ve eşofmanımla birlikte külotumu aşağı sıyırdı, kafasını amıma gömdü ve amımı yalamaya başladı. İlk başta Eniştemin kafasını iteklemeye çalışsamda, yalan yok, az sonra zevk almaya başlamıştım. Hatta yavaş yavaş inliyordum. Biliyorum çok kötü birşeydi bu yaptığımız, ama resmen sıtmaya tutulmuş gibi sarsıla sarsıla orgazm oluyordum. Eniştem de amımdan akan zevk sularımı şapur şupur yalıyor, “Ohhhh, harika amcığın var Aslı!” deyip duruyordu...

Ben artık kendimi salmıştım, birinci orgazmımın ardından, Eniştem yalayarak beni ikinci orgazmıma doğru yaklaştırıyordu ki, tam o anda merdivenlerde Annemlerin sesini duyduk. Eniştem apar topar kalktı ve mutfağa geçti. Ben de üstümü başımı düzeltip uyuyor numarası yaptım. Neye uğradığımı şaşırmıştım, ama çokta zevk almıştım, hatta içten içe Annemler niye erken geldiler diye kızıyordum. Eniştem annemlere benim sarhoş olduğumu ve uyuduğumu söyledi. Oysa ben Eniştemle yaşadıklarımızı düşünüyordum. Tabii o gün annemin çenesinden ve dırdırından kurtulamadım.

Aradan birkaç gün geçmiş, halen o gün olanlar aklımdan çıkmıyordu, kendime engel olamıyordum bir türlü. Eniştemle en kısa zamanda başbaşa kalmalıydım, ama bir türlü cesaret edemiyordum buna. Ben bu düşüncelerle boğuşurken telefonum çaldı, arayan Eniştemdi. “Efendim Enişte?” diye telefonu açtım. Bana, “Seni özledim Aslı!” dedi sadece. “Ne diyorsun Enişte?” dedim. “Neden o günden beri gelmiyorsun bize?” diye sitem etti. “Hangi günden bahsediyorsun Enişte?” dedim. “Seninle çılgınlık yaptığımız günden!” dedi. Enişteme diyecek laf bulamadım ve telefonu suratına kapattım. O da bir daha aramadı. Şimdi o gün olanların üzerine birde Eniştemin telefonda söyledikleri eklenmişti. Beni özledigini söylemişti. Aslında ben de nedensiz bir arzuyla onu istiyordum. Belki de bu yüzden kapattım telefonu suratına, bilmiyorum.

O konuşmanın üzerinden 1 hafta geçmişti ve ben Eniştemle karsılaşmadım, o da aramadı. Fakat içim içimi yiyordu. Bu şekilde devam edemezdim ve tüm cesaretimle telefona sarıldım. Çalar çalmaz Eniştem açtı ve “Alo!” dedi. “Enişte canım cok sıkkın! Annem de evde yok, 2 bira alıp gelirmisin?” dedim. Eniştem hiç düşünmeden tamam dedi. Onun da bunu beklediği belliydi. Aradan yarım saat geçmeden kapı çaldı. Hemen koşup açtım. Eniştemin yüzünde şaşkın bir gülümseme vardı, belli ki benden böyle birşey beklemiyordu. Bense halen kendime inanamıyordum. Salona geçtik Eniştem biraları poşetten çıkarıp açtı, birini bana uzattı, diğerini de kendi içmeye başladı. Uzun bir süre hiç konuşmadık. Üzerimde kısa bir şort ve askılı badi vardı. Eniştemin gözleri bacaklarımdaydı. Farkındaydım, o da benim gibi yanıyordu, ama ikimiz de konuyu açamıyorduk.

Bu arada biralarımız da bitmişti. En sonunda Eniştem, “Eee biralar bitti, halen anlatmadın. Söyle bakalım canın neden sıkkın?” diye sordu. İçimden (Canım sıkkın değil Enişte, o bir bahaneydi, canım sikişmek istiyor!) diye geçirdim, ama bu şekilde söylemek yerine, “Hiiççç... öylesine!” dedim geçiştirdim. Eniştem anlamıştı sanki, “Yoksa sen de beni mi özledin?” dedi. “Olamaz mı?” dedim. “Olur!” dedi ve ayağa kalktı, yanıma geldi, ellerimden tutup beni de kaldırdı ve “Seni istiyorum Aslı!” deyip dudaklarıma yapıştı. Ben de karşılık veriyor, deliler gibi öpüşüyorduk. İçimden kendime kızıyordum, ama çokta zevk alıyordum. Öpüşerek odama kadar geçtik.

Eniştem bir çırpıda badimi, sutyenimi çıkardı ve göğüslerime yumuldu. Deli gibi yalıyor, emiyordu göğüslerimi. Ben de kısık kısık inliyordum. Birden yatağa yatırdı beni ve “Kaldığım yerden devam etmek istiyorum!” deyip bir çırpıda şortumu ve külotumu çekerek çıkardı. Amım su gibi olmuştu. Önce amımı elledi, “Ohhhh yavrum benim, harikasın! Harika amcığın var!” dedi, amımı parmaklayıp kokladı. Ben dayanamıyordum, sabırsızlıkla, “Hadi yala, bitir beni Enişte! Hep seni düşünüyorum!” dedim. Eniştem birden amıma yumuldu. Amımı yalıyor, am dudaklarımı ısırıyor, klitorisimi emiyor, dilini amımın içine sokup sokup çıkarıyordu. En az yarım saat yaladı. Kaç kere boşaldım hatırlamıyorum. Sadece, “Ohhhh, sik beni enişte, hadiiii sok artık sikini, yeter!” diye inliyordum...

Eniştem de daha fazla dayanamadı, “Tamam yavrum sikecem, azgın orospum benim!” diyerek soyundu. Yarağı kazık gibi duruyordu. Bacaklarımı ayırıp arasına yanaştı, yarağını eliyle tutup amımın dudakları arasına yukarı aşağı sürtmeye başladı. Amım zaten ıslaktı, şimdi vıcık vıcık olmuştu ve biran önce sokması için çıldırıyordum. “Hazırmısın yavrum?” diye sordu, “Evet, hemde çoktan, hadi sokkk!” dedim. Eniştem yarağını yavaş yavaş amıma sokarken öyle bir, “Ohhhh!” çekti ki, anlatamam. Ben zaten zevkten bayılmak üzereydim, sürekli inliyordum ve “Hadi hepsini sok, sik beni Enişte!” diyordum. Ben öyle deyince eniştem hepsini birden kökledi ve hızlı hızlı gidip gelmeye başladı. O şekilde Enitemle 15-20 dakika falan sikiştik ve ben orgazmlarımın sayısını unuttum...

Eniştem birden üzerimden kalktı ve “Domal!” dedi. Ben de hemen domaldım. Arkama geçti ve bir çırpıda amıma geçirdi o kocaman sikini. “Ohhhhhh!” diyebildim sadece. Eniştem belimden sımsıkı tutmuş, kendine doğru hızla çekiyor, bir yandanda yarağını amıma köküne kadar bastırıyordu. Kendimden geçmiş bir şekilde inlerken, Eniştemin çıkardığı hırlama seslerinden onun da boşalacağını anladım, “Sakın içime boşalma Enişte, korunmuyorum!” dedim. Eniştem yarağını amımdan çıkarıp, “Dön ozaman!” dedi. Hemen ona dogru döndüm ve beni bulutlara çıkaran o yarağı ağzıma alıp yalamaya başladım. Çok geçmeden Eniştem de böğürerek ağzıma boşaldı. Bütün döllerini yuttum ve biraz daha yaladım. Eniştem saçlarımı okşuyor, “Küçük orospum benim, süperdin!” diyordu. “Sen de harikaydın Enişte!” dedim. Yatakta birbirimize sarılıp biraz uzandıktan sonra, Eniştem kalktı, giyinip, dudaklarımı öperek gitti. Ben de banyoya girdim.

O günden sonra artık Eniştemle arada bir buluşup sikişiyorum. Çok ayıp biliyorum, ama o zevkten de vazgeçemiyorum. Şunu da belirtmeden edemiyeceğim, 50 küsür yaşında olmasına rağmen Eniştem beni Ex Kocamın eskiden siktiğinden çok çok daha iyi sikiyor. İşte böyle sex severler. Sizin yazdıklarınız olmasaydı, ben de bu hikayeyi burda anlatmaya cesaret edemezdim, hepinize çok teşekkürler!  

Komşumu siktim

Sonunda tatile çıkacağımız gün gelip çatmıştı. Sabah saat 6:30 gibi uyandım. Bavulum zaten hazırdı. Duşumu alıp giyindikten sonra, söz verdiğim gibi saat tam 7:00’de Beyza’ların ziline bastım. Kapıyı bana Aynur abla açtı ve şok oldum o anda. Aynur ablanın üstünde tek parça kırmızı bir gecelik vardı. “Hoşgeldin Emreciğim, gel içeriye!” dedikten sonra, arkasını dönerek banyoya doğru yürüdü. Kalçaları ve tanga külodu gecelikten harika bir şekilde belli oluyordu. Ben içeriye geçtim ve kapıyı kapadım. Aynur abla, “Ben banyoya giriyorum canım, sen de Beyza’yı kaldır!” dedi. “Tamam Aynur abla!” diyerek Beyza’nın odasına gittim. Kapısı aralıktı.

Beyza kısa bir pijama altı ve askılı bir bluzla yatıyordu. Kalçalarını iyice geriye attığından, götünün şekli davetkar bir halde meydana çıkmıştı. Beyza’nın kalçasını avuçlayıp biraz okşadım ve pijama üzerinden poposuna bir öpücük kondurup, arkasına yattım. Pantolonumun önüne çadırı kurmuştu, yarrağımı kalçalarına dayayarak, kulağına, “Beyza! Hadi uyan!” diye seslendim. Beyza dönüp, “Uyanığım zaten, kapının zilini çaldığında uyandım!” dedi sırıtarak. Birkaç dakika yatakta öpüştük, elleştik. Banyodan gelen su sesi kesilince kalktık salona geçtik. Aynur abla banyodan bornozla çıktı ve giyinmek için yatak odasına gitti. Bu sefer Beyza girdi duş almak için. Az sonra Aynur abla giyinmiş halde odasından çıkarak, “Emreciğim hadi gel mutfağa, biz kahvaltıya başlayalım!” dedi. Beyza da duşunu aldıktan sonra geldi kahvaltıya katıldı.

Kahvaltımız bitmek üzereyken Aynur ablaya telefon geldi. Aynur abla, “Tamam, iniyoruz!” deyip telefonu kapadıktan sonra hep beraber bavulları alıp aşağıya indik. Şirket çalışanlarından bir eleman güzel bir araba getirmiş aşağıda bekliyordu, arabayı Aynur anlaya teslim edip gitti. Biz bavulları yerleştirdikten sonra, Aynur abla direksiyona geçti. Ben de ön tarafa, Aynur ablanın yanına binecektim ki, "Araba kullanırken yanımda bir erkek olursa sinirli oluyorum!" diyerek arkaya binmemi istedi. Bu benim Beyza’yla oynaşma fırsatımı arttırmıştı, ama fazla birşey yapamazdık, Aynur abla aynadan görebilirdi.

Yolculuğa başladıktan yarım saat sonra, Beyza Laptopuna kulaklık takıp, kulaklığın bir tanesini de bana verdi, diğerini kendi taktı. Böylece filmin sesi annesine duyulmuyordu, pornofilm izlemeye başladık. Beyza’daki porno arşivi benim bilgisayarda bile yoktu. Ben sağ tarafta oturuyordum, Laptop Beyza’nın kucağındaydı ve ben rahat seyredeyim diye Beyza bana doğru yanaşmıştı. Annesi aynadan baksa bile benim sadece belden yukarımı görebilirdi. Filmi izlerken yarrağım kazık gibi oldu. Fermuarı açarak yarrağımı çıkarttım, Beyza da annesine çaktırmadan elini attı, yarrağımı okşamaya başladı. Okadar heycanlıydı ki, boşalmamak için zor tutuyordum kendimi.

Ama sonunda fazla dayanamayacağımı anlayıp Beyza'nın elini çektim sikimden ve kola içmek için yanımıza almış olduğumuz karton bardaklardan birini alıp içine boşaldım. Yarağımı yerine yerleştirip fermuarımı kapadım. Tam elimdeki döl dolu karton bardağı çöp poşetine atacaktım ki, Beyza bardağı elimden aldı ve "Kola doldururmusun Emre abi?" dedi. İnanamıyordum, bu kız şeytana pabucunu ters giydiriridi resmen. Doldurdum kolayı, fırlama Beyza da gözlerime baka baka içti hepsini. Sonra da Filmden sıkıldığını söyleyerek Laptopu benim kucağıma verdi ve kendisi sol tarafa, tam annesinin koltuğunun arkasına yanaşıp, dışarıyı seyrerdiyormuş gibi yaparak, elini amına attı ve okşamaya başladı. Orgazm olana kadar da devam etti. Sonra uslu uslu oturduk.

2 saattir yoldaydık. Aynur abla, "Emre çok yoruldum, gel sen kullan biraz!" dedi ve arabayı kenara çekti. Yer değiştirdik, arabayı ben kullanmaya başladım. 2 saate bir yer değişerek, en sonunda Antalya'daki otele vardık. Halit amca hepimize ayrı ayrı birer oda tutmuştu, hiç bir masraftan kaçınmamıştı. Hemen odalarımıza çıktık. Odalarımıza yerleştikten sonra Aynur ablanın odasında buluştuk. Aynur abla, "Ben aşağıda bir masaj yaptıracağım, ardından gelir uyurum. Siz ne yapacaksınız?" dediğinde, biz de, "Dışarı çıkar dolaşırız herhalde, belki biraz havuza girer geliriz." dedik.

Aynur abla odadan çıkar çıkmaz, ben Beyza'nın üstüne atladım. Beyza zaten yatakta oturduğu için hemen üstüne yatarak göğüslerini avuçladım ve bu arada öpüşmeye başladık. İkimiz de uzun zamandır sikişmemiştik ve yanıyorduk. Arabadaki boşalma beni kesmemişti ve bugün Beyza'yı evire çevire sikecektim. Beyza'nın hemen üstündeki bluzü çıkarttım ve südyensiz göğüslerine yapıştım. Göğüslerinin her yerini yalamaya başladım. Uçlarını arada bir sıkıyordum ve bir elimi de kısa eteğinin içine sokmuştum, külodunun üstünden amıyla oynuyordum. Göğüslerini bırakıp dudaklarına geçtim tekrardan ve yine ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık. Sonra Beyza benim pantolonumun düğmesini açarak çıkarttı ve boxerımı da indirerek sikimi ağzına aldı ve yalamaya başladı.

Harika bir şekilde yalıyordu ve sikimin hepsini boğazına kadar alıp bastırıyordu. Çıkan sesler beni daha fazla zevke getirmişti ve ben de Beyza'nın başından bastırarak daha sert yalamasına yardım ediyordum. Beyza sikimi öyle 5 dakika kadar yaladı ve ardından Beyza'yı tekrardan yatağa çıkartarak mini eteğini tek hamlede çıkarttım. Külotunu da yırtarcasına çıkarttıktan sonra hemen amına yumularak yalamaya başladım. Amı zaten ıslanmıştı ve ben yalamaya başlayınca Beyza iyice kendinden geçmeye başlamıştı.

Beyza'nın amının her yerini yalamaya çalışıyordum ve dilimlede içine giriyordum. Bir elimle klitorisiyle oynamaya başladım. Beyza ise kendini geriye atarak göğüslerini avuçlamış sıkıyordu. Beyza'nın amını yaladıktan sonra kalkarak yatağa yattım ve Beyza'yı üstüme alarak 69 pozisyonuna geldik ve öylece amını yalamaya devam ettim. Beyza da çılgınca benim yarrağımı yalıyordu. Beyza'nın amını yalarken arada göt deliğine de geçiyordum ve bu arada kalçalarını da okşuyordum. Beyza, "Hadi sok içime artık, dayanamıyorum!" deyince, ben hiç pozisyonumu bozmadan Beyza'yı bana sırtı dönük bir şekilde üstüme aldım. Sikimi amına soktuğum anda Beyza kendini bırakarak hepsini bir anda içine aldı.

Beyza orantısız bir şekilde inlemeye başladı ve ben de onun belinden tutarak hoplamasına yardımcı olmaya çalışıyordum. Arada o kadar şiddetli hopluyordu ki, yarrağım amından çıkıyor, ama Beyza eliyle hemen içine alarak hoplamaya devam ediyordu. Beyza bir süre daha öyle siktirdikten sonra orgazm oldu. Beyza orgazmın verdiği rahatlamayla biraz yorulmuştu, onu geriye doğru yatırarak öyle sikmeye başladım. Yorulsa bile sikişmek istiyordu Beyza. Bu da benim işime geliyordu, çünkü sikişsiz geçen kaç haftanın birikintisini atacaktım. Beyza'yı birazda öyle siktikten sonra üzerimden alarak yatağa sırt üstü yatırdım ve bir bacağını alıp omzuma koyduktan sonra amına geçirerek sikmeye devam ettim. Bu pozisyonda sertçe sikiyordum ve orgazmdan orgazma ulaştırıyordum Beyza'yı.

Sonunda ben de boşalacağımı anladım ve içinden çıkarak ağzına verdim sikimi. Ama ağzına boşalmayacaktım, sadece biraz zaman geçirmek istiyordum. Beyza yarrağımı yalarken ben de göğüslerini okşuyordum. Sonra yine amına geçerek yalamaya başladım. Amını biraz daha yaladıktan sonra, bu sefer Beyza'yı domaltıp, kayganlaşmış sikimi götüne dayadım ve bir hamlede soktum götüne. O esnada Beyza öyle bir, "Ahhhh!" çekti ki, içim gitti resmen. Yine de sertçe götüne pompalamaya başladım. Beyza'nın sıcacık ve dar göt deliğinin içinde deli gibi gidip geliyordum. Fakat artık fazla dayanacak halim kalmamıştı, en sonunda tamamen yüklenerek Beyza'nın götüne oluk oluk boşaldım. Bir süre öyle kaldık, sonra yatağa uzandık, birer sigara yaktık.

Sigaralarımızı içerken tedirgindim, Beyza'ya, "Annen gelip bizi böyle görmesin?" dedim. Ama Beyza hiç istifini bozmadan, "Annem şu anda kim bilir kimlere siktiriyordur kendini!" dedi. Ben tabii şok oldum, "Saçmalama!" dedim. Beyza bana bakıp güldükten sonra, "Ne sanıyorsun amına koyum? Babam sürekli iş nedeniyle ülke ülke, şehir şehir dolaşıyor, gittiği yerlerde sikmediği karı kız kalmamıştır! Annemin de rahatlaması için birileriyle sikişmesi şart, senenin 6 ayı sikişmeden duracak hali yok ya!" dedi. Ben ne diyeceğimi bilemez haldeydim. Beyza sigarasından bir fırt çektikten sonra başını göğsüme koyup, "Aslında annemin seninle sikişmesini çok isterim, senin annemi tam anlamıyla tatmin edeceğinden eminim!" dedi. Beyza'yı tanıdığım kadarıyla bu anlattıklarında gayet samimiydi.

Sigaralarımız bitince Beyza elbiselerini giyinmek için yataktan indi, ama ayağa kalkmasıyla yatağa oturması bir oldu. "Beni götten sikişinde hep böyle oluyorum amına koyum. Senden önce hiç götten yapmadığım için oluyor herhalde. Ama artık biraz daha az acıyor!" dedi. Ben hemen kalktım ve elbiselerini getirdim, önce onun giyinmesine yardım ettim, sonra ben de giyindim.

Annesinin odasından çıkmadan önce, otelin manzarasına bakmak için birlikte balkona çıktık. Otelin bahçesi çok büyüktü ve otelin özel plajına kadar uzanıyordu. Bahçede 3 adet de küçüklü büyüklü yüzme havuzu vardı. Büyük havuzun kenarındaki bara ilişti gözüm, çok kalabalıktı, bir sürü bikinili hatun vardı. Beyza'ya hatunları gösterip, "Ben bu oteli çok sevdim, fıstık gibi hatunlar var!" dedim. Bu lafımın üzerine Beyza, "İstersen sana birkaç tane kız ayarlarım!" dedi. Beyza'ya bakınca, "Ne bakıyorsun öyle amına koyum? Ciddiyim!" dedi. Ben de, "Ayarla ozaman amına koyum!" dedim.

İkimizde de hem yol yorunluğu, hemde sikiş yorgunluğu vardı. Vakit te geç olmuştu, odalarımıza dağıldık. Duşumu aldıktan sonra, daha yastığa kafamı koyar koymaz uykuya dalmışım.  

Komşu sikiş hikayem

Kapıyı açtığımda Beyza elinde bir poşetle karşımda duruyordu. Şaşırmıştım, “Hayırdır?” dedim. Gülerek, “Beni içeri davet etmeyecekmisin?” dedi. Hemen içeriye aldım ve salona geçtik. Beyza’nın yürüyüşü değişmişti, “Oklava yutmuş gibi yürüyorsun!” diyerek takıldım. O da, “Oklava yutmadım, ama oklava gibi yarrak yedim amına koyum!” diyerek koltuğa yavaşça oturdu ve oturmasıyla birlikte, “Ahhh! Götüm acayip sızlıyor amına koyum!” dedi. Ben halen Beyza’nın niye geldiğini merak ediyordum, “Anlatsana, ne işin var bu saatte?” dedim. “Babamlar telefon etti, düğünden geç geleceklermiş. Ben de bu gece kızarkadaşımda kalacağım diyerek izin aldım! Bu gece burdayım, senin için sorun olmaz dimi?” dedi. “Niye sorun olsun ki?” dedim. “Ne bileyim, sevgilin falan gelmez dimi?” dedi. “Yok, sevgilim falan yok!” dedim. Beyza bu cevabıma sevinmişti, “İyi iyi! Bak ne getirdim!” diyerek elindeki poşeti verdi.

Beyza bana gelmeden önce markete uğramış, en kalitelisinden bir şişe Viski almış. Ben de kalkıp mutfakta, meze, çerez falan hazırladım, buz ve kola getirdim. Masayı kurup içmeye başladık. Beyza’ya sordum, “Yarın Pazartesi, sen okula gitmeyecekmisin?” diye. “Yok ya gitmeyecem amına koyum! Okulun kapanmasına 3 hafta falan kaldı, zaten herkes asıyor okulu!” dedi. İçkilerimizi yudumlarken, ben bir elimi Beyza’nın bacağına, amına yakın bir yere koyup okşamaya başladım. Yarağım sertleşmişti. Arada sırada öpüşüyorduk ve içmeye devam ediyorduk. İçkinin verdiği rahatlık ikimizde de hissediliyordu. Beyza da elini önüme atmış, yarağımla oyunuyordu. Bir ara gözlerimin içine sinsi sinsi bakıp sırıtarak, “Bir kız daha istermisin?” dedi.

Bu soru kaşısında afallamıştım. “Ne kızı?” diye sorduğumda, Beyza, “Sikmek için diyorum, bir kız daha istermisin diye soruyorum!” dedi. Cevap vermeden önce Beyza’nın ne yapmaya çalıştığını çözmeye çalışıyordum. Beyza bu birkaç saniyelik suskunluğumu başka birşeye yorumlamış olmalı ki, “Bana bak, sen de beni siken herkes gibi, bana aşık olduğunu, beni sevdiğini falan söyleyip herşeyi piç etme amına koyum! Çağırayım mı kızı, ne diyorsun?” dedi. Bende artık film kopmuştu, “Çağır gelsin amına koyum!” dedim. Beyza hemen telefonunu aldı ve birini aradı, “Bizim dairenin tam karşısındaki daireye gel!” dedi. Beyza telefonu kapatınca, “Kim bu gelecek kız?” diye sordum. “Gizem, okuldan bir arkadaşım, iki sokak ilerde oturuyor. Güzel kızdır, esmer güzeli. Taş gibi de götü var orospunun!” dedi.

Beyza bu dediğiyle beni iyice heyecanlandırmıştı. Ben gelecek kızı merakla beklerken, Beyza’yla ufaktan içkimizi yudumluyor ve öpüşmeye, elleşmeye devam ediyorduk. Aradan 15-20 dakika falan geçtikten sonra nihayet kapının zili çaldı. Heyecanla kalkıp kapıyı açtığımda, karşımda 1.80 boylarında, esmer, büyük göğüsleri ve çıkık kalçaları olan acayip çekici bir kız duruyordu. “Merhaba ben Gizem, Beyza burada mı?” dedi. Nerdeyse güzelliği kaşısında dilim tutulacaktı, zor bela, “Evet, içerde, geç!” diyebildim. Beyza da bu arada Gizemi karşılamak için salonun kapısına kadar gelmişti, “Nerde kaldın orospu, sana taş gibi yarrak buldum!” dedi ve Gizem’in dudaklarına yumuldu. İkisinin de elleri birbirinin kalçalarını okşayarak, ayakta 3-4 dakika dudak dudağa öpüştüler. Ben yanlarında dikilmiş, hayretle bu manzarayı seyrederken, o kadar tahrik olmuştum ki, benim yarrak anında çadırı kurmuştu. İzlerken nerdeyse boşalacaktım.

Beyza Gizem’le öpüşmeyi bırakıp, elini eşofmanıma attı, boxerimle birlikte indirdi ve yarrağımı ortaya çıkardı. Yarağımı tutup, Gizem’e, “Nasıl, dediğim kadar varmıymış?” diye gösterdi. Gizem de, “Harbiden kalınmış!” diyerek, elini yarrağıma attı ve sıvazlamaya başladı. Gizem yarağımla ilgilenirken, Beyza da şimdi benle öpüşüyordu. Salonun girişinde ayaktaydık, Beyza solumda, Gizem sağımda dikiliyordu. Bir elim Beyza’nın götünde, diğer elim de Gizem’in götündeydi. Sonra Gizem yere çömelip yarrağımı yalamaya başladı. Saçlarını tutup Gizem’in kafasını yarrağıma doğru bastırıyordum. Gizem de Beyza gibi 17’sinde anca vardı, ama 40 yıllık orospular gibi profesyonelce yalıyordu yarağımı. Beyza da benle öpüşmeyi bırakıp çömeldi, o da yalamaya başladı. İki tane fıstık gibi kız önümde çömelmiş, yarağımı yalamak için yarışıyordu sanki. Müthiş bir manzaraydı.

Müdahale etmesem beni boşaltana kadar yalayacaklardı. İkisini de saçlarından tutup ayağa kaldırdım ve yatak odama götürdüm. Üzerimde kalan tek parça giysi olan tişörtümü de çıkarıp, soyunmakta olan kızlara yardım ettim. Onlar da benim gibi çırılçıplak kalınca, ben ortalarında olmak üzere yatağa uzandık. Bir Gizem’in göğüslerini, bir Beyza’nınkileri yalıyordum. İkisinin de göğüsleri sert ve dimdiktiler. Sonra Gizem’i yüzüstü yatırdım ve kalçalarını okşamaya, yoğurmaya başladım. Gizemin pamuk gibi beyaz götü vardı, resmen hayran kalmıştım. Dayanamadım, poposuna birkaç şaplak attım, anında kızarmıştı. Kızaran yerlerini öpüyor, hafif hafif ısırıyordum. Gizemi tekrar sırt üstü çevirdim ve amını yalamaya başladım. O sırada Beyza yine Gizem’le öpüşmeye başladı. Gizem zevkten uçuyor olmalıydı.

Az sonra Gizem Beyza ile öpüşmeyi bırakıp, “Yarrağını sok amıma, hadi!” dedi bana. Ben Beyza’ya sorarcasına baktım, Beyza anlamıştı derdimi, “Merak etme bakire değil, istediğin gibi sikebilirsin orospuyu!” dedi. Duymak istediğim şey buydu, yarrağımı Gizem’in amına getirip, bir hamlede soktum. Gizem ufak bir çığlık atınca, Beyza Gizem’e, “Sus orospu, kalın yarak diye ölüyordun ya amına koyum!” deyip, eliyle ağzını kapadı. Ben Gizemin amına girip çıkmaya başladığımda da, Beyza Gizem’in suratına otur gibi çömelip, amını ağzına dayadı. Beyza’ya 69 olmasını söyledim. Beyza yüzü bana doğru Gizemin üzerine yattı. Ben de yarrağımı Gizem’in amından çıkarıp Beyza’nın ağzına veriyor, yalatıp sonra yine Gizemin amına sokuyordum.

Gizem bir süre sonra inleyerek Orgazm oldu. Şimdi yarrağım vıcık vıcık olmuş amına daha kolay girip çıkıyordu. Gizemi biraz daha siktikten sonra amından çıktım. Beyza’yı, zevkten bayılmış gibi yatan Gizem’in yanına yatırdım ve amını yalamaya başladım. Beyza’nın amını yalarken göt deliğini de parmaklayarak açıyordum. Zaten sikim aşırı kaygan olmuştu, götünü biraz daha parmakladıktan sonra yarrağımı Beyza’nın göt deliğine dayadım ve ittirmeye başladım. Yarrağım götüne girerken Beyza çığlık atacak gibi olduysa da, parmaklarımı ağzına sokarak susturmaya çalıştım. Yarrağımın hepsini götüne soktup içinde biraz bekledim. Beyza’nın götü biraz alışınca sikmeye devam ettim. Her dibine kadar sokuşumda Beyza böğürür gibi ses çıkarıyordu. Bir süre sonra Beyza’nın götünden çıktım ve amına girmeye başladım. Arada bir amından çıkıp götüne, götünden çıkıp amına sokuyordum ve Beyza bundan acayip zevk alıyordu. Beyza Orgazm olunca, ben de fazla dayanamadım ve göbeğine, göğüslerine doğru fışkırarak boşaldım.

Beyza yarağımı yalayıp temizledikten sonra, banyoya duş almaya gitti. Gizem’i kendime doğru çekip yüzüstü çevirdim ve kalçalarını öpmeye başladım. Yastıklardan birini karnının altına koydum. Götü dikilmişti şimdi, götünün yanaklarını ayırıp, göt deliğini yalamaya başladım. Yarağım yeniden sertleştiğinde Gizem’in muhteşem götünü de sikecektim. Dilimi götüne her soktuğumda, Gizem zevk aldığını belli eden inlemeler çıkarıyordu. Daha sonra dilimin yerini parmağım aldı. Daha önce götten siktirdiği hemen belli oluyordu, iki üç parmağımı sokuyordum ve gıkı çıkmıyordu. Gizemin götünü parmaklarken, Beyza da duşunu almış yanımıza gelmişti. Beyza Gizem’in poposuna bir şaplak atıp, “Hadi iyisin orospu, götten de yiyeceksin!” dedi. Parmaklamayı bırakıp, Beyza’ya Gizem’in götünü yalattırmaya başladım ve bir süre öyle izledim. Acayip tahrik ediciydi, yarrağımın yeniden sertleşmeye başladığını hissediyordum.

Sonra Beyza’nın saçlarını elimle toplayıp, yarrağımı ağzına verdim ve sakso çektirmeye başladım. Yarrağım iyice kalktıktan sonra Beyza’ya Gizem’in götünün yanaklarını ayırmasını söyleyip, Gizemin götüne yanaştım. Yarrağımın başını göt deliğine dayayıp bir hamlede soktum. Yanılmamıştım, Gizem’in götü yarak yemeye alışıktı, ağzından sadece derin bir, “Ohhhh!” çıkmıştı. Kasıklarından tutarak Gizem’in götünü sikmeye başladım. Beyza arada sırada yarağıma ve Gizem’in göt deliğine tükürüyordu. Bir ara Beyza arkama elini atıp, taşaklarımı avuçladı ve yoğurmaya başladı. Müthiş bir duyguydu, acaip zevk alıyordum ve gittikçe hızlanıyordum. Gizemin götünü saatlerce sikmek isterdim, fakat fazla dayanamadım ve böğürerek götüne boşaldım. İçinde biraz daha kalıp götünden çıktım ve kendimi yatağa attım. Gizem halen ufak ufak inliyordu. Biraz dinlendikten sonra Gizem’le duşumuzu aldık. Sonra üçümüz birlikte yatarak uyuduk.

Sabah mutfaktan gelen çatal kaşık tabak sesleriyle uyandığımda yatakta tek başımaydım. Biraz sonra kızlar gelip beni kahvaltıya çağırdılar. Üzerlerinde sadece tişört ve altlarında tangaları vardı. Kalktım, boxerimi giydim, elimi yüzümü yıkayıp mutfağa geçtim, beraber kahvaltı yaptık. Kahvaltıdan sonra bunları birer kez daha siktim ve gönderdim.

Akşama doğru Beyza beni aradı ve damdan düşer gibi, “Sana iş buldum, hemde babamın burdaki şirketinde!” dedi. Ben de, “Teşekkür ederim, ama torpille gireceğim bir işi kabul edemem!” dedim. Beyza, “Yapma işte böyle amına koyum! Hem torpil değil ki bu! Bu sabah sen uyurken Gizem’le ortalığı biraz toprlayalım dedik, salonda senin şirketlere gönderdiğin bir müracaat formunu bulunca, yanıma aldım ve bugün babama gösterdim. Babam da okuyup, vasıflarını uygun buldu ve seni işe almaları için personel şefine talimat verdi, 3.500 TL maaşla başlayacaksın! Çarşamba günü personel şefiyle usulden bir mülakat yapacaksın! Tamam mı?” dedi. Bir süre düşündükten sonra kabul ettim.

Çarşamba günü Halit amcanın Ataşehir’deki şirketine giderek personel şefiyle görüşmeye girdim. Oradaki mülakatı da geçtikten sonra, Beyza’nın dediği gibi 3.500 TL maaşla işe başladım. Artık her gün işe gidiyordum ve düzenli bir hayatım olmuştu. Dayımı da arayarak, artık işe girdiğimi haber verdim. Dayım çok sevindi.

Bir ay falan sonra, Halit amca beni evlerine akşam yemeğine çağırdı, konuşmak istediği bir konu varmış. Yemekte Halit amca, “Emreciğim, bizimkiler yaz tatiline gitmek için yanıp tutuşuyorlar, ama ben yarın Almanya’ya gitmek zorundayım. Sana şirketten izin çıkartacağım ve sen bizimkilerle 2 haftalık bir tatile çıkacaksın, tamam mı? Merak etme tatil süresince maaşın devam edecek!” dedi. Ben hemen, “Tamam Halit bey!” dedim. O da, “Sadece işyerinde Halit bey dersin, burada Halit amca diyebilirsin!” dedi. Tatile bir hafta sonra çıkacaktık.

İşe başladığımdan beri Beyza’yı (veya Gizem’i) birdaha sikememiştim, azgınlıktan kuduruyordum resmen. Ama tatile çıkınca ilk fırsatta çok fena sikecektim Beyza’yı!  

Komşu sikiş hikaye - Seks Hikayeleri 1

Merhaba, ben Emre. Şu anda 27 yaşındayım. 1.86 boyunda, mavi gözlü, buğday tenli ve atletik vücutlu biriyim. Yakışıklı olduğum çevrem tarafından hep söylenir. Aslen Sivaslıyım, ama Liseyi bitirip, İstanbul’daki bir Üniversite’yi kazanınca, mecburen İstanbul’a gitmek zorunda kaldım. İstanbul’da dayım vardı. Öğrenci yurdunda kalacağımı söylediğimde, dayım, “Oğlum ne işin var yurtta, kal işte bizde, burası senin evin!” dedi. Ben rahat edemeyeceğimi söylediğimde, “Ozaman sana bir daire kiralayalım, tüm masraflarını da ben üstleneceğim!” dedi. Dayım İstanbul’a ilk geldiğinde aldığı arsaların prim yapmasından dolayı büyük paralar vurmuştu. Ben okula kayıtla falan uğraşırken, dayım bir daire kiralamış, dayayıp döşemişti bile. Evde ihtiyacım olan herşey vardı. Evin anahtarlarıyla birlikte 400 Lira da para sıkıştırdı elime, “Lazım olur!” dedi.

Sağolsun dayımın tüm giderlerimi karşılaması sayesinde, kendimi derslere vermiştim. Karıya kıza takılmadan ve 4 sene ineklemenin sonunda başarılı bir şekilde Üniversiteyi bitirdim. Ama piyasadaki iş sıkıntısı yüzünden sağlam bir işe giremiyordum. İstediğim şirketler beni kabul etmiyor, ya da komik maaşlar öneriyordu ve benim o maaşla geçinmem imkansızdı. Dayım halen harçlığımı bol bol verdiğinden, iyi bir iş bulana kadar aramaya devam ediyordum. Tabi bu süreçte, evde eskisinden fazla takılmaya başlamıştım ve dolayısıyla komşularımla da biraz tanışmıştım.

Binada oturanların hepsi varlıklı insanlardı. Komşularımdan Aynur abla, 30’lu yaşlarda ve çok bakımlı bir kadındı. Aynur ablanın kocası Halit abi ise 50’li yaşlardaydı ve gerçekten çok zengin bir adamdı, bir o kadar da babacandı. Bunların bir kızı vardı, Beyza, 17 yaşında Liseli bir çıtırdı. Beyza, siyah saçlı, beyaz tenli, yaşına göre dolgun göğüsleri ve kalçaları olan harika bir kızdı. Rahat yetiştiği hemen belli oluyordu, hep açık kıyafetler giyer, annesi veya babası giyim yönünden onu kısıtlamazdı. Beyza’nın o insanı çıldırtan götüne bitiyordum resmen.

Cuma akşamıydı, evde oturmuş bira içiyordum. Kapım çalındı. Kapıyı açtığımda, karşımda, şıklığıyla binadaki tüm kadınlara taş çıkartan Aynur abla ve kızı Beyza duruyordu. Aynur abla, “Nasılsın Emre? Müsaitsen biraz konuşabilirmiyiz?” dedi. Hemen içeriye davet ettim. Oturunca, “Senden bir ricam var Emre, Beyza da senin bitirdiğin bölümü istiyor ve seneye sınava girecek. Onu çalıştırırmısın?” dedi. Ben hiç düşünmeden, “Tabii ki çalıştırırım Aynur abla!” dedim ve hangi günler müsait olduklarını sordum. Aynur abla, “Cumartesi ve Pazar günleri, saat 11:00’den sonra çalıştırırsın!” dedi. Biz konuşurken, Beyza’nın telefonuna bir mesaj geldi ve izin isteyerek kalktı gitti. Aynur abla, “Gitmesi iyi oldu, seninle ders ücretini konuşacaktım, Beyza’nın parasal konuları duymasını istemiyorum!” dedi. Ben, “Ne ücreti efendim, ücret falan istemem, hatırınız yeter, komşuyuz!” dedim.

Aynur abla, “İstemeyeceğini biliyorum, ama sende hatırım varsa ücretini alırsın. Haftalık 500 Lira uygun mu?” dedi. “Gerçekten ücret istemiyorum, hem o para çok çok fazla!” dedim. Ama Aynur abla, “İtiraz istemiyorum!” dedi ve kalktı, giderken de extradan 300 Lira bıraktı, “Bu da şimdiden sana teşekkür ücretimiz olsun!” diyerek gitti. Benim bu paranın hakkını vermem için kendimi iyi yormam gerekecekti. Yarınki ilk dersimde zinde olmak için, bira içmeyi bırakarak, saat gece 22:00’ye gelmeden yattım.

Cumartesi sabahı erkenden kalktım, duşumu aldım, traşımı oldum, en güzel kıyafetlerimi giyindim, parfümümü sıktım ve iyi bir kahvaltı yaptım. Ne de olsa ilk öğretmenliğime başlayacaktım. Saat tam 11:00’de karşı dairede oturan Aynur ablaların ziline bastım. Kapıyı bana Aynur abla açtı, “Hoşgeldin Emreciğim, geç, Beyza içerde, odasında!” dedi. Kapısını tıklatıp içeriye girince Beyza’yı gördüm, altına kısa bir etek, üstüne de yeşil bir tişört giymişti. “Hoşgeldin!” diyerek ayağa kalktı, tokalaşmak için elini uzattı. Yanaklardan öpüşürken parfümü beni tahrik etmişti. Dün annesiyle bana geldiklerinde gayet soğuk ve resmi davranan Beyza’nın, şimdiki bu samimiyetine hem şaşırmıştım, hemde sevinmiştim doğrusu. Annesinin babasının yanındayken uslu kız çocuğunu oynuyordu bu Beyza!

Derse hemen başladık. Aynur abla da sürekli bize çay, bisküvi falan getiriyordu. Annesi odaya girdiğinde Beyza hemen ciddileşiyor, annesi odadan çıkınca ise saçıyla başıyla oynuyor, gözlerimin içine bakarak dudaklarını ıslatıyordu. 2 saat kadar çalıştıktan sonra dersi bitirdim ve “Bugün bu kadar yeter, yarın yine aynı saatte gelirim ve bu konuyu bitiririz, sana ödev veririm, öbür haftaya da kontrol ederim!” dedim ve kalktım. “Tamam!” diyerek yine tokalaştı ve yanaktan öpüştük. Odasından çıktığımda, Aynur abla sordu, “Nasıl, kapacak mı birşeyler?” diye. Ben de, “Gerçekten zeki bir kız, kendini biraz daha verirse istediği bölüme girer!” dedim ve vedalaşıp ayrıldım ordan. Eve gittiğimde Beyza’yın o götünü düşünerek 2 posta 31 çektim ve yarım kalan uykuma devam ettim.

Pazar günü yine saat 11:00’de gittim. Bu sefer kapıyı bana Beyza açtı ve hiç tokalaşmadan, yanaktan öpüşmeden, “Gel Emre abi, biz de kahvaltıdaydık!” dedi. İçeriye girip, Halit amcaya, “Kahvaltınızda rahatsız etmek istemezdim, olmazsa gideyim, birazdan gelirim...” dedim. Ama Halit amca ayağa kalkıp, “Gel otur oğlum, kahvaltı yap bizimle! Zaten birşeyler konuşacağım senle!” dedi ve zorla oturttu.

Beyza bana da tabak koyarken, evde kahvaltı yaptığımı, sadece bir bardak çay içebileceğimi söyledim. Beyza’ya kaçamak bakışlarla bakıyordum. Yine kısacık bir etek giymişti, gerçi kalçalarını tümden kapatıyordu, ama yine de tahrik ediciydi. Beyza’ya bakarken annesine babasına yakalanmamak için, bakışlarımı mutfaktaki eşyalara yönlendirmiştim. Halit amca söze girdi, “Emreciğim, biliyorsun benim Almanya’da bir şirketim var. Yakında Almanya’ya gitmem gerekiyor. Sen saygılı ve güvenilir birisin, Aynur ablan ve Beyza sana emanet, ben yokken göz kulak ol onlara, tamam mı?” dedi. “Tamam Halit amca, merak etme sen!” dedim. Beyza’nın kahvaltısı bitince, derse başlamak için odasına geçtik.

Derse başladık, ama Beyza yine saçıyla başıyla oynamaya başlamıştı. Beyza verdiğim soruları çözerken, ben de Beyza’nın tişörtüne zor sığan göğüslerini kesiyordum. Bir ara Beyza kalemini düşürdü ve kalem dolabın altına doğru gitti. Beyza kalkıp, resmen önümde domalarak, kalemi almaya çalıştı. Altına giydiği tanga külotuna kadar görüyordum ve benim yarak çadırı kurdu tabii. Biraz aradıktan sonra kalemi buldu. Bana bakarak sinsice güldükten sonra yerine oturdu ve tekrar derse devam ettik. Ama benim aklım o tangalı götünde kalmıştı.

Yaklaşık 45 dakikadır ders yapıyorduk ki, Aynur abla beni çağırdı. Şık bir kıyafet giymiş, makyaj yapmış, süslenmiş püslenmişti. “Emreciğim, biz çıkıyoruz, Halit’in bir akrabasının düğününe gideceğiz, siz çalışmaya devam edin!” dedi ve elindeki zarfı verdi, “Ücretin burada!” dedi. Zarfı aldım, teşekkür edip Beyza’nın yanına geri döndüm. Dış kapının kapanma sesiyle birlikte, Beyza hemen kalktı, “Kısa bir ara verebilirmiyiz, birşeyler içmek istiyorum!” diyerek odadan çıktı. Az sonra da seslendi, “Mutfağa gelsene, sen ne içmek istiyorsun?” diye. Kalktım gittim yanına. Dolaptan kola çıkarmıştı. “Ben de kola içeyim ozaman.” dedim. Bana da bir bardak doldurup verdikten sonra pencereden baktı, “Gittiler! Dur, kolanın içine biraz babamın viskisinden koyalım! Bizimkiler yokken ara sıra yapıyorum, çok güzel oluyor!” dedi, cevabımı beklemeden salona gitti.

Viski şişesini kaptı geldi, ikimizin kolasına da biraz viski ekledi. Büyük bir yudum aldıktan sonra, “Sigaran varmı, versene, yanında iyi gider!” dedi. Yanılmamıştım, annesinin babasının yanında uslu kızı oynuyordu. Ama bu kız fırlamanın önde gideniydi, Şeytana pabucunu ters giydirirdi. Sigara paketini ve çakmağı cebimden çıkardım, “Annen baban biliyor mu içtiğini?” diye sordum. “Manyakmısın, bilmiyorlar tabii ki!” deyip paketi ve çakmağı elimden aldı ve “Uyuzluk yapıp söylemeyeceksin dimi?” diyerek bir sigara yaktı. Bir fırt çekip dumanı üfledi ve yaktığı sigarayı bana verdi, kendine birtane daha yaktı. İyice kanaat getirmiştim, bu kızdan herşey beklenirdi. Sigaralarımızı ve viskili kolalarımızı içerken, “Keşke okuldaki hocalar da senin gibi olsa, çok kafa adamsın, üstelik çok yakışıklısın!” dedi. “Teşekkür ederim, ama şimdi dersimize dönelim, hadi söndür sigaranı!” dedim. Sigaralarımızı söndürüp, içeceklerimizi bitirdik ve dersin başına döndük.

Bir saat daha çalıştıktan sonra, ödevlerini verdim ve gitmek için izin istedim. Beyza beni kapıya kadar uğurlamak için önümden gidiyordu. Koridorda götünü kıvırtarak yürürken, benim yarak yine çoktan kalkmış, çadırı kurmuştu. Tam dış kapıya yaklaşırken Beyza (kasıtlı olarak) birden durunca, ben de onun arkasına yaslanmak zorunda kaldım ve direk gibi dikilmiş yarağım götüne dokundu. Beyza, “Biliyordum!” diyerek döndü ve elini önüme attı, pantolonumun üstünden sikimi tuttu. Ben şaşkınlıktan birşey diyemeden, Beyza kemerimle pantolonumun düğmesini açarak, elini boxerimden içeriye soktu ve yarrağımı okşamaya başladı.

Afallamam geçince Beyza’nın dudaklarına yumuldum. Düne kadar götünü düşünerek 31 çektiğim kızla sevişmeye başlamıştım. Acayip tahrik olmuştum ve yarrağım da Beyza’nın elinde zonkluyordu. Beyza öpüşmeyi bırakıp, “Rahatlatalım şunu!” dedi, pantolonumu boxerimle birlikte dizlerime kadar indirdi. Yarrağımı görünce şaşırmıştı, “Oha, bu ne böyle! Okuldakilerinkinden hem uzun hem kalın!” diyerek önümde çömeldi ve yarrağımı biraz inceledikten sonra ağzına alıp yalamaya, emmeye başladı.

Yarrağımı harika yalıyordu, acayip zevk alıyordum. Arada yarrağımı ağzından çıkartıyor ve 31 çekmeye başlıyor, o arada taşaklarımı yalıyordu. Yarrağımı tekrar ağzına aldığında fazla dayanamayacağımı anladım ve Beyzanın kafasını iki elimle tutup kendime doğru çektim ve böğürerek ağzına patladım. Döllerimin çoğu gırtlağından direkt midesine gitti. Boşalmamın bitmesi oldukça uzun sürmüştü, Beyza tam bitti diye düşünürken yeniden fışkırıyordu döllerim. Küçücük ağzına büyük gelen yarrağımı gırtlağına kadar bastırdığım için, Beyza zorla nefes alıyor, öğürüyor, gözlerinden yaş geliyordu. Bacağımı çimdikleyince yarrağımı ağzından çektim.

Beyza derin bir nefes alıp, “Havyan, öldürecektin beni!” dedi. Ben tam özür dileyecekken, Beyza gülümseyerek, “Az kalsın boğuluyordum, birdaha yapma böyle!” dedi. Sonra yarağımın başına tükürdü ve yarağımı 31 çektirir gibi sıvazlamaya başladı. Gözlerime bakıp sırıtmaya başlayınca, “Ne oldu, neden sırıtıyorsun?” diye sordum. “Bunu okuldaki kızlara anlatsam inanmazlar amına koyum! Eminim hiçbiri böylesini görmemiştir!” dedi. Yarağımı biraz daha sıvazladıktan sonra, “Hadi yıkayalım şunu, işimiz bitmedi daha bununla!” dedi. Ben pantolonumu ve boxerimi tamamen çıkardım ve banyoya gittik. Ben yarrağımı yıkarken, Beyza da ağzını yüzünü yıkadı. Ardından elimden tutarak beni odasına götürdü.

Beni ittirerek sırtüstü yatağa yatırdı. Ardından bacaklarımın arasına geldi ve yatakta domalarak, inik yarrağımı yalamaya başladı tekrardan. Ben arada başımı kaldırıp Beyza’nın yalayışına bakıyordum. Beyza bir süre yarrağımı yalayıp kaldırdıktan sonra bıraktı ve gömleğimin düğmelerini çözmeye başladı. Ben bu arada doğruldum ve Beyza’nın üzerindeki tişörtü çıkartarak, südyeninin üstünden göğüslerini okşamaya başladım. Dik ve beyaz göğüsleri, çoğu yetişkin kadınınkinden daha büyük ve güzeldi. Südyenini çıkarttım ve göğüslerini yalamaya başladım. Göğüslerinin uçlarını yalıyor ve ısırıyordum. Bu arada Beyza’yı kaldırıp kucağıma oturttum ve kalçalarını yoğurmaya başladım.

Beyza’nın göğüslerini bir süre yaladıktan sonra önümde çömelttim ve yarağımı göğüslerinin arasına sokarak git gel yapmaya başladım. Sonra Beyza’yı elinden tutup kaldırdım ve yatağa yatırdıktan sonra eteğini çıkarttım ve külotunun üstünden amıyla oynamaya başladım. Bir süre amını külotunun üzerinden yaladıktan sonra külotunu çıkardım. Pespembe ve yeni traşlanmış bir amı vardı, hemen yalamaya başladım. Şimdiden amı sulanmıştı bile. Amını yalarken arada klitorisini emiyor, yalıyor ve dil atıyordum. Beyza kudurmuş gibi inliyor, “Hadi yarağını sok!” diyordu. Yarrağımın başını tükürükleyip amına getirdim, ama o anda bakire olup olmadığı aklıma takılınca geri çektim ve “Bakire misin?” diye sordum. “Hayır değilim, sok hadi!” dedi.

Beyza’nın amına yarrağımı yeniden dayadım ve tam yüklenecekken, “Seninki çok büyük, lütfen yavaş sok!” dedi. “Tamam!” dedim ve yarrağımı yavaş yavaş içine sokmaya başladım. Her ilerleyişimde, Beyza biraz daha yüksek sesle inliyordu. Ve en sonunda kökünü buldum. O anda Beyza sırtıma tırnaklarını geçirmiş, bacaklarını belime dolamış, beni kendine çekiyor ve hareket etmemi engelliyordu. İçinde biraz bekledikten sonra alışmış olmalı ki gevşedi. Yavaş yavaş içinden çıkmaya başladım ve tekrardan girdim. Alıştıra alıştıra amını sikmeye başladım. Beyza arada dirsekleriyle destek alarak kafasını kaldırıp beni izliyor, bazen de dayanamayıp geri yatıyordu. Dibine kökledikçe inlemeleri çığlıklara dönüşüyordu. Bacaklarını omzuma aldım sikmeye devam ettim. Sertçe amına sokuyor ve ona çığlık attırıp, çığlık atışını izliyordum.

15 dakika kadar amını öyle siktikten sonra içinden çıktım. Beyza’yı yataktan kaldırdım ve önümde domalttım, çıkık kalçaları daha da çıktı. Kalçalarını tutarak yarrağımı yine amının deliğine dayadım. Yarrağıma alışmıştı amı artık, bir hamlede kökledim. Beyza yine bir çığlık attı. Ben yavaş yaavaş pompalamaya başladım. Az sonra Beyza, “Daha sert, daha hızlı!” gibi sözler söylüyordu. Ben tabii hemen hızlanmaya başladım. Sertçe sikiyordum. Yarrağımı her köklediğimde kalçaları sallanıyor ve dalgalanıyordu. Bir süre sonra Beyza titremeye başladı ve Orgazm oldu.

Benim ise daha boşalmaya niyetim yoktu. Beyza’nın amından çıktım ve yarrağımı ağzına vererek yalatmaya başladım. Beyza yarrağımı yalarken ona sordum, “Arkadan yaptın mı hiç?” diye. “Hayır, yapmadım!” dedi. “Yapmak istermisin?” dedim. “Bilmem ki, acıyor diye duydum!” dedi. “Korkma acımayacak, söz!” dedim. Önce götünü yalayacaktım, onun için Beyza’yı sırt üstü yatırarak, bacaklarını açıp kendisine doğru ittirdim. Nasıl yaladığımı görmesini istedim. Bu pozisyonda göt deliği iyice meydana çıkmıştı. Bir elimle amıyla oynarken, göt deliğini yalamaya başladım. Beyza acayip zevk alıyor gibi görünüyordu.

Götünü bir süre yaladıktan sonra, Beyza’nın pozisyonunu hiç bozmadan, yatağın başucuna uzandım, annesinin kremlerinden birini kaptım ve kremi göt deliğine yedirmeye başladım. Biraz da yarağımın başına sürdükten sonra, yarrağımı göt deliğine dayadım. Azıcık bastırmamla birlikte, yarrağımın başı rahatça götüne girdi. Beyza’nın yüzü ekşiyince durdum ve “Acıdı mı?” diye sordum. “Biraz acıdı!” dedi. “Dayanamayacaksan vaz geçelim istersen?” dedim. “Hayır, devam et! Okuldaki kızlar alışınca çok zevk verdiğini söylüyorlar! O orspular alıyorsa ben de alırım!” dedi. “Peki!” dedim ve sertçe bastırarak kökünü buldum. Ama o anda Beyza’dan öyle bir çığlık çıktı ki, hemen elimi ağzına kapamak zorunda kaldım.

Elimle ağzını kapadığım Beyza’nın kocaman açılmış gözlerine bakarak götüne sertçe pompalıyordum. Beyza ısırınca elimi çektim, çekmemle birlikte de hayatımda hiç bir kızdan kadından yemediğim küfürleri yedim. “Amına koyduğumun ibnesi! Orospu çocuğu! Piç kurusu! Yavşak götveren...!” diye, bildiği tüm küfür repertuarını sıralıyordu. Birden tepem öyle bir attı ki, Beyza’nın saçını elime doladığım gibi asılarak, “Sus anasını siktiğimin orospusu!” dedim. Hem saçını çekiyordum, hem de götüne sert sert pompalıyordum. Tutturduğum tempoyla Beyza’nın götünü sikerken, klitorisiyle de oynuyordum. Çığlıklar, iniltiler, ahlamalar, ohlamalar, küfürler ve Beyza’nın orgazmları birbirine karışmıştı.

Yarım saat içinden çıkmadan götünü siktim ve boşalacağımı anlayınca götünden çıktım ve Beyza’nın baş ucuna doğru kayarak, yüzüne boşaldım. Yarağımdan çıkan son damla dölden sonra kendimi yatağa attım. Yorulmuştum. Beyza da bitmişti.

Biraz dinlenip, nefes alıp vermesi düzelince, Beyza yüzündeki dölleri parmağıyla sıyırıp ağzına götürüp yalamaya başladı. Parmağındaki dölü her yaladıktan sonra, “Mmmmmh!” diyor ve sırıtıyordu. Herhalde götünün acısı geçmiş olmalıydı, “Ne sırıtıyorsun yine, hoşuna gitti galiba?” dediğimde, “Kaç kez orgazm oldum hatırlamıyorum! Bu zamana kadar sikiştiklerimin içinde en iyisi sendin. Harika sikiyorsun! Hem yarrağın büyük, hem de erken boşalmıyorsun!” gibi sözler söyleyerek beni övüyordu.

İkimiz de terden yapış yapıştık. Beyza’yı elinden tutup kaldırdım, banyoya götürdüm, birlikte duş aldık. Banyodan çıkınca biraz çıplak oturduk, öpüştük, elleştik. Herşey okadar güzel ve zevkliydi ki, hiç eve gidesim gelmiyordu. Gerçi vakit daha öğlendi ve annesi babası düğündeydi, ama ne olur ne olmaz, erkenden gelecekleri falan tutabilirdi. O şekilde yakalanırsak hiç iyi olmazdı. Onun için giyinip, istemeye istemeye evime gittim. Halen yorgunluk hissettiğim için, hemen kendimi yatağıma atarak güzel bir uyku çektim.

Gece saat 21:00 gibi kalktım. Lavaboda yüzümü yıkarken kapı çaldı...