Merhaba, ben Emre. Şu anda 27
yaşındayım. 1.86 boyunda, mavi gözlü, buğday tenli ve atletik
vücutlu biriyim. Yakışıklı olduğum çevrem
tarafından hep söylenir. Aslen Sivaslıyım, ama Liseyi bitirip,
İstanbul’daki bir Üniversite’yi kazanınca, mecburen İstanbul’a
gitmek zorunda kaldım. İstanbul’da dayım vardı.
Öğrenci yurdunda kalacağımı söylediğimde, dayım,
“Oğlum ne işin var yurtta, kal işte bizde, burası senin
evin!” dedi. Ben rahat edemeyeceğimi söylediğimde, “Ozaman sana bir
daire kiralayalım, tüm masraflarını da ben üstleneceğim!”
dedi. Dayım İstanbul’a ilk geldiğinde aldığı
arsaların prim yapmasından dolayı büyük paralar vurmuştu.
Ben okula kayıtla falan uğraşırken, dayım bir daire kiralamış,
dayayıp döşemişti bile. Evde ihtiyacım olan herşey
vardı. Evin anahtarlarıyla birlikte 400 Lira da para
sıkıştırdı elime, “Lazım olur!” dedi.
Sağolsun dayımın tüm giderlerimi karşılaması
sayesinde, kendimi derslere vermiştim. Karıya kıza
takılmadan ve 4 sene ineklemenin sonunda başarılı bir
şekilde Üniversiteyi bitirdim. Ama piyasadaki iş
sıkıntısı yüzünden sağlam bir işe giremiyordum.
İstediğim şirketler beni kabul etmiyor, ya da komik maaşlar
öneriyordu ve benim o maaşla geçinmem imkansızdı. Dayım
halen harçlığımı bol bol verdiğinden, iyi bir iş
bulana kadar aramaya devam ediyordum. Tabi bu süreçte, evde eskisinden fazla
takılmaya başlamıştım ve dolayısıyla
komşularımla da biraz tanışmıştım.
Binada oturanların hepsi
varlıklı insanlardı. Komşularımdan Aynur abla, 30’lu
yaşlarda ve çok bakımlı bir kadındı. Aynur
ablanın kocası Halit abi ise 50’li yaşlardaydı ve gerçekten
çok zengin bir adamdı, bir o kadar da babacandı. Bunların bir
kızı vardı, Beyza, 17 yaşında Liseli bir
çıtırdı. Beyza, siyah saçlı, beyaz tenli, yaşına
göre dolgun göğüsleri ve kalçaları olan harika bir kızdı.
Rahat yetiştiği hemen belli oluyordu, hep açık kıyafetler
giyer, annesi veya babası giyim yönünden onu kısıtlamazdı.
Beyza’nın o insanı çıldırtan götüne bitiyordum resmen.
Cuma akşamıydı,
evde oturmuş bira içiyordum. Kapım çalındı.
Kapıyı açtığımda, karşımda,
şıklığıyla binadaki tüm kadınlara taş
çıkartan Aynur abla ve kızı Beyza duruyordu. Aynur abla,
“Nasılsın Emre? Müsaitsen biraz konuşabilirmiyiz?” dedi. Hemen
içeriye davet ettim. Oturunca, “Senden bir ricam var Emre, Beyza da senin
bitirdiğin bölümü istiyor ve seneye sınava girecek. Onu çalıştırırmısın?”
dedi. Ben hiç düşünmeden, “Tabii ki çalıştırırım
Aynur abla!” dedim ve hangi günler müsait olduklarını sordum. Aynur
abla, “Cumartesi ve Pazar günleri, saat 11:00’den sonra
çalıştırırsın!” dedi. Biz konuşurken, Beyza’nın
telefonuna bir mesaj geldi ve izin isteyerek kalktı gitti. Aynur abla,
“Gitmesi iyi oldu, seninle ders ücretini konuşacaktım, Beyza’nın
parasal konuları duymasını istemiyorum!” dedi. Ben, “Ne ücreti
efendim, ücret falan istemem, hatırınız yeter, komşuyuz!”
dedim.
Aynur abla, “İstemeyeceğini biliyorum, ama sende hatırım
varsa ücretini alırsın. Haftalık 500 Lira uygun mu?” dedi.
“Gerçekten ücret istemiyorum, hem o para çok çok fazla!” dedim. Ama Aynur abla,
“İtiraz istemiyorum!” dedi ve kalktı, giderken de extradan 300 Lira
bıraktı, “Bu da şimdiden sana teşekkür ücretimiz olsun!”
diyerek gitti. Benim bu paranın hakkını vermem için kendimi iyi
yormam gerekecekti. Yarınki ilk dersimde zinde olmak için, bira içmeyi
bırakarak, saat gece 22:00’ye gelmeden yattım.
Cumartesi sabahı erkenden
kalktım, duşumu aldım, traşımı oldum, en güzel
kıyafetlerimi giyindim, parfümümü sıktım ve iyi bir
kahvaltı yaptım. Ne de olsa ilk öğretmenliğime
başlayacaktım. Saat tam 11:00’de karşı dairede oturan Aynur
ablaların ziline bastım. Kapıyı bana Aynur abla açtı,
“Hoşgeldin Emreciğim, geç, Beyza içerde, odasında!” dedi.
Kapısını tıklatıp içeriye girince Beyza’yı
gördüm, altına kısa bir etek, üstüne de yeşil bir tişört
giymişti. “Hoşgeldin!” diyerek ayağa kalktı,
tokalaşmak için elini uzattı. Yanaklardan öpüşürken parfümü beni
tahrik etmişti. Dün annesiyle bana geldiklerinde gayet soğuk ve resmi
davranan Beyza’nın, şimdiki bu samimiyetine hem
şaşırmıştım, hemde sevinmiştim doğrusu.
Annesinin babasının yanındayken uslu kız çocuğunu
oynuyordu bu Beyza!
Derse hemen başladık.
Aynur
abla da sürekli bize çay, bisküvi falan getiriyordu. Annesi odaya
girdiğinde Beyza hemen ciddileşiyor, annesi odadan çıkınca
ise saçıyla başıyla oynuyor, gözlerimin içine bakarak
dudaklarını ıslatıyordu. 2 saat kadar
çalıştıktan sonra dersi bitirdim ve “Bugün bu kadar yeter,
yarın yine aynı saatte gelirim ve bu konuyu bitiririz, sana ödev
veririm, öbür haftaya da kontrol ederim!” dedim ve kalktım. “Tamam!”
diyerek yine tokalaştı ve yanaktan öpüştük. Odasından
çıktığımda, Aynur abla sordu, “Nasıl, kapacak mı
birşeyler?” diye. Ben de, “Gerçekten zeki bir kız, kendini biraz daha
verirse istediği bölüme girer!” dedim ve vedalaşıp
ayrıldım ordan. Eve gittiğimde Beyza’yın o götünü
düşünerek 2 posta 31 çektim ve yarım kalan uykuma devam ettim.
Pazar günü yine saat 11:00’de
gittim. Bu sefer kapıyı bana Beyza açtı ve hiç
tokalaşmadan, yanaktan öpüşmeden, “Gel Emre abi, biz de
kahvaltıdaydık!” dedi. İçeriye girip, Halit amcaya,
“Kahvaltınızda rahatsız etmek istemezdim, olmazsa gideyim,
birazdan gelirim...” dedim. Ama Halit amca ayağa kalkıp, “Gel otur
oğlum, kahvaltı yap bizimle! Zaten birşeyler
konuşacağım senle!” dedi ve zorla oturttu.
Beyza bana da tabak koyarken,
evde kahvaltı yaptığımı, sadece bir bardak çay
içebileceğimi söyledim. Beyza’ya kaçamak bakışlarla
bakıyordum. Yine kısacık bir etek giymişti, gerçi
kalçalarını tümden kapatıyordu, ama yine de tahrik ediciydi.
Beyza’ya bakarken annesine babasına yakalanmamak için,
bakışlarımı mutfaktaki eşyalara yönlendirmiştim. Halit
amca söze girdi, “Emreciğim, biliyorsun benim Almanya’da bir
şirketim var. Yakında Almanya’ya gitmem gerekiyor. Sen
saygılı ve güvenilir birisin, Aynur ablan ve Beyza sana emanet, ben
yokken göz kulak ol onlara, tamam mı?” dedi. “Tamam Halit amca, merak etme
sen!” dedim. Beyza’nın kahvaltısı bitince, derse başlamak
için odasına geçtik.
Derse başladık, ama
Beyza yine saçıyla başıyla oynamaya
başlamıştı. Beyza verdiğim soruları çözerken, ben
de Beyza’nın tişörtüne zor sığan göğüslerini
kesiyordum. Bir ara Beyza kalemini düşürdü ve kalem dolabın
altına doğru gitti. Beyza kalkıp, resmen önümde domalarak,
kalemi almaya çalıştı. Altına giydiği tanga külotuna
kadar görüyordum ve benim yarak çadırı kurdu tabii. Biraz
aradıktan sonra kalemi buldu. Bana bakarak sinsice güldükten sonra yerine
oturdu ve tekrar derse devam ettik. Ama benim aklım o tangalı götünde
kalmıştı.
Yaklaşık 45 dakikadır
ders yapıyorduk ki, Aynur abla beni çağırdı. Şık
bir kıyafet giymiş, makyaj yapmış, süslenmiş
püslenmişti. “Emreciğim, biz çıkıyoruz, Halit’in bir akrabasının
düğününe gideceğiz, siz çalışmaya devam edin!” dedi ve
elindeki zarfı verdi, “Ücretin burada!” dedi. Zarfı aldım,
teşekkür edip Beyza’nın yanına geri döndüm. Dış
kapının kapanma sesiyle birlikte, Beyza hemen kalktı, “Kısa
bir ara verebilirmiyiz, birşeyler içmek istiyorum!” diyerek odadan
çıktı. Az sonra da
seslendi, “Mutfağa gelsene, sen ne içmek istiyorsun?” diye. Kalktım
gittim yanına. Dolaptan kola çıkarmıştı. “Ben de kola
içeyim ozaman.” dedim. Bana da bir bardak doldurup verdikten sonra pencereden
baktı, “Gittiler! Dur, kolanın içine biraz babamın viskisinden
koyalım! Bizimkiler yokken ara sıra yapıyorum, çok güzel oluyor!” dedi,
cevabımı beklemeden salona gitti.
Viski şişesini kaptı geldi,
ikimizin kolasına da biraz viski ekledi. Büyük bir yudum aldıktan sonra,
“Sigaran varmı, versene, yanında iyi gider!” dedi.
Yanılmamıştım, annesinin babasının yanında
uslu kızı oynuyordu. Ama bu kız fırlamanın önde
gideniydi, Şeytana pabucunu ters giydirirdi. Sigara paketini ve
çakmağı cebimden çıkardım, “Annen baban biliyor mu
içtiğini?” diye sordum. “Manyakmısın, bilmiyorlar tabii ki!”
deyip paketi ve çakmağı elimden aldı ve “Uyuzluk yapıp
söylemeyeceksin dimi?” diyerek bir sigara yaktı. Bir fırt çekip
dumanı üfledi ve yaktığı sigarayı bana verdi, kendine
birtane daha yaktı. İyice kanaat getirmiştim, bu kızdan
herşey beklenirdi. Sigaralarımızı ve viskili
kolalarımızı içerken, “Keşke okuldaki hocalar da senin gibi
olsa, çok kafa adamsın, üstelik çok yakışıklısın!”
dedi. “Teşekkür ederim, ama şimdi dersimize dönelim, hadi söndür
sigaranı!” dedim. Sigaralarımızı söndürüp, içeceklerimizi
bitirdik ve dersin başına döndük.
Bir saat daha
çalıştıktan sonra, ödevlerini verdim ve gitmek için izin
istedim. Beyza beni kapıya kadar uğurlamak için önümden gidiyordu.
Koridorda götünü kıvırtarak yürürken, benim yarak yine çoktan
kalkmış, çadırı kurmuştu. Tam dış
kapıya yaklaşırken Beyza (kasıtlı olarak) birden
durunca, ben de onun arkasına yaslanmak zorunda kaldım ve direk gibi
dikilmiş yarağım götüne dokundu. Beyza, “Biliyordum!”
diyerek döndü ve elini önüme attı, pantolonumun üstünden sikimi tuttu. Ben
şaşkınlıktan birşey diyemeden, Beyza kemerimle
pantolonumun düğmesini açarak, elini boxerimden içeriye soktu ve
yarrağımı okşamaya başladı.
Afallamam geçince Beyza’nın dudaklarına
yumuldum. Düne kadar götünü düşünerek 31 çektiğim kızla
sevişmeye başlamıştım. Acayip tahrik olmuştum ve
yarrağım da Beyza’nın elinde zonkluyordu. Beyza öpüşmeyi
bırakıp, “Rahatlatalım şunu!” dedi, pantolonumu boxerimle
birlikte dizlerime kadar indirdi. Yarrağımı görünce
şaşırmıştı, “Oha, bu ne böyle!
Okuldakilerinkinden hem uzun hem kalın!” diyerek önümde çömeldi ve
yarrağımı biraz inceledikten sonra ağzına alıp yalamaya,
emmeye başladı.
Yarrağımı harika yalıyordu, acayip zevk alıyordum.
Arada yarrağımı ağzından çıkartıyor ve 31
çekmeye başlıyor, o arada taşaklarımı yalıyordu.
Yarrağımı tekrar ağzına aldığında fazla
dayanamayacağımı anladım ve Beyzanın
kafasını iki elimle tutup kendime doğru çektim ve böğürerek
ağzına patladım. Döllerimin çoğu gırtlağından
direkt midesine gitti. Boşalmamın bitmesi oldukça uzun sürmüştü,
Beyza tam bitti diye düşünürken yeniden fışkırıyordu
döllerim. Küçücük ağzına büyük gelen yarrağımı
gırtlağına kadar bastırdığım için, Beyza
zorla nefes alıyor, öğürüyor, gözlerinden yaş geliyordu.
Bacağımı çimdikleyince yarrağımı
ağzından çektim.
Beyza derin bir nefes alıp, “Havyan,
öldürecektin beni!” dedi. Ben tam özür dileyecekken, Beyza gülümseyerek, “Az
kalsın boğuluyordum, birdaha yapma böyle!” dedi. Sonra
yarağımın başına tükürdü ve yarağımı 31
çektirir gibi sıvazlamaya başladı. Gözlerime bakıp
sırıtmaya başlayınca, “Ne oldu, neden
sırıtıyorsun?” diye sordum. “Bunu okuldaki kızlara anlatsam
inanmazlar amına koyum! Eminim hiçbiri böylesini görmemiştir!” dedi.
Yarağımı biraz daha sıvazladıktan sonra, “Hadi
yıkayalım şunu, işimiz bitmedi daha bununla!” dedi. Ben
pantolonumu ve boxerimi tamamen çıkardım ve banyoya gittik. Ben
yarrağımı yıkarken, Beyza da ağzını yüzünü
yıkadı. Ardından elimden tutarak beni odasına
götürdü.
Beni
ittirerek sırtüstü yatağa yatırdı. Ardından
bacaklarımın arasına geldi ve yatakta domalarak, inik
yarrağımı yalamaya başladı tekrardan. Ben arada başımı
kaldırıp Beyza’nın yalayışına bakıyordum.
Beyza bir süre yarrağımı yalayıp kaldırdıktan
sonra bıraktı ve gömleğimin düğmelerini çözmeye
başladı. Ben bu arada doğruldum ve Beyza’nın üzerindeki
tişörtü çıkartarak, südyeninin üstünden göğüslerini
okşamaya başladım. Dik ve beyaz göğüsleri, çoğu
yetişkin kadınınkinden daha büyük ve güzeldi. Südyenini
çıkarttım ve göğüslerini yalamaya başladım.
Göğüslerinin uçlarını yalıyor ve
ısırıyordum. Bu arada Beyza’yı kaldırıp
kucağıma oturttum ve kalçalarını yoğurmaya
başladım.
Beyza’nın göğüslerini bir süre
yaladıktan sonra önümde çömelttim ve yarağımı
göğüslerinin arasına sokarak git gel yapmaya başladım. Sonra
Beyza’yı elinden tutup kaldırdım ve yatağa
yatırdıktan sonra eteğini çıkarttım ve külotunun
üstünden amıyla oynamaya başladım. Bir süre amını külotunun
üzerinden yaladıktan sonra külotunu çıkardım. Pespembe ve yeni
traşlanmış bir amı vardı, hemen yalamaya
başladım. Şimdiden amı sulanmıştı bile. Amını
yalarken arada klitorisini emiyor, yalıyor ve dil atıyordum. Beyza
kudurmuş gibi inliyor, “Hadi yarağını sok!” diyordu. Yarrağımın
başını tükürükleyip amına getirdim, ama o anda bakire olup
olmadığı aklıma takılınca geri çektim ve “Bakire
misin?” diye sordum. “Hayır değilim, sok hadi!” dedi.
Beyza’nın amına yarrağımı yeniden dayadım ve tam
yüklenecekken, “Seninki çok büyük, lütfen yavaş sok!” dedi. “Tamam!” dedim
ve yarrağımı yavaş yavaş içine sokmaya
başladım. Her ilerleyişimde, Beyza biraz daha yüksek
sesle inliyordu. Ve en sonunda kökünü buldum. O anda Beyza sırtıma
tırnaklarını geçirmiş, bacaklarını belime
dolamış, beni kendine çekiyor ve hareket etmemi engelliyordu. İçinde
biraz bekledikten sonra alışmış olmalı ki
gevşedi. Yavaş yavaş içinden çıkmaya başladım ve
tekrardan girdim. Alıştıra alıştıra amını
sikmeye başladım. Beyza arada dirsekleriyle destek alarak kafasını
kaldırıp beni izliyor, bazen de dayanamayıp geri yatıyordu.
Dibine kökledikçe inlemeleri çığlıklara dönüşüyordu. Bacaklarını
omzuma aldım sikmeye devam ettim. Sertçe amına sokuyor ve ona
çığlık attırıp, çığlık
atışını izliyordum.
15 dakika kadar amını öyle siktikten
sonra içinden çıktım.
Beyza’yı yataktan kaldırdım ve önümde domalttım, çıkık
kalçaları daha da çıktı. Kalçalarını tutarak
yarrağımı yine amının deliğine dayadım. Yarrağıma
alışmıştı amı artık, bir hamlede kökledim. Beyza
yine bir çığlık attı. Ben yavaş yaavaş pompalamaya
başladım. Az sonra Beyza, “Daha sert, daha hızlı!” gibi
sözler söylüyordu. Ben tabii hemen hızlanmaya başladım. Sertçe
sikiyordum. Yarrağımı her köklediğimde kalçaları
sallanıyor ve dalgalanıyordu. Bir süre sonra Beyza titremeye
başladı ve Orgazm oldu.
Benim ise daha boşalmaya niyetim yoktu. Beyza’nın
amından çıktım ve yarrağımı ağzına
vererek yalatmaya başladım. Beyza yarrağımı yalarken ona
sordum, “Arkadan yaptın mı hiç?” diye. “Hayır, yapmadım!”
dedi. “Yapmak istermisin?” dedim. “Bilmem ki, acıyor diye duydum!” dedi. “Korkma
acımayacak, söz!” dedim. Önce götünü yalayacaktım, onun için Beyza’yı
sırt üstü yatırarak, bacaklarını açıp kendisine
doğru ittirdim. Nasıl yaladığımı görmesini
istedim. Bu pozisyonda göt deliği iyice meydana çıkmıştı.
Bir elimle amıyla oynarken, göt deliğini yalamaya başladım.
Beyza acayip zevk alıyor gibi görünüyordu.
Götünü bir süre yaladıktan sonra, Beyza’nın
pozisyonunu hiç bozmadan, yatağın başucuna uzandım, annesinin
kremlerinden birini kaptım ve kremi göt deliğine yedirmeye
başladım. Biraz da yarağımın başına sürdükten
sonra, yarrağımı göt deliğine dayadım. Azıcık
bastırmamla birlikte, yarrağımın başı rahatça götüne
girdi. Beyza’nın yüzü ekşiyince durdum ve “Acıdı mı?”
diye sordum. “Biraz acıdı!” dedi. “Dayanamayacaksan vaz geçelim
istersen?” dedim. “Hayır, devam et! Okuldaki kızlar alışınca
çok zevk verdiğini söylüyorlar! O orspular alıyorsa ben de
alırım!” dedi. “Peki!” dedim ve sertçe bastırarak kökünü buldum.
Ama o anda Beyza’dan öyle bir çığlık çıktı ki, hemen
elimi ağzına kapamak zorunda kaldım.
Elimle ağzını kapadığım
Beyza’nın kocaman açılmış gözlerine bakarak götüne sertçe pompalıyordum.
Beyza ısırınca elimi çektim, çekmemle birlikte de hayatımda
hiç bir kızdan kadından yemediğim küfürleri yedim. “Amına
koyduğumun ibnesi! Orospu çocuğu! Piç kurusu! Yavşak götveren...!”
diye, bildiği tüm küfür repertuarını sıralıyordu. Birden
tepem öyle bir attı ki, Beyza’nın saçını elime
doladığım gibi asılarak, “Sus anasını
siktiğimin orospusu!” dedim. Hem saçını çekiyordum, hem de
götüne sert sert pompalıyordum. Tutturduğum tempoyla Beyza’nın götünü
sikerken, klitorisiyle de oynuyordum. Çığlıklar,
iniltiler, ahlamalar, ohlamalar, küfürler ve Beyza’nın orgazmları birbirine
karışmıştı.
Yarım saat içinden çıkmadan götünü
siktim ve boşalacağımı anlayınca götünden
çıktım ve Beyza’nın baş ucuna doğru kayarak, yüzüne
boşaldım. Yarağımdan çıkan son damla dölden sonra
kendimi yatağa attım. Yorulmuştum. Beyza da bitmişti.
Biraz dinlenip, nefes alıp vermesi
düzelince, Beyza yüzündeki dölleri parmağıyla sıyırıp
ağzına götürüp yalamaya başladı. Parmağındaki
dölü her yaladıktan sonra, “Mmmmmh!” diyor ve sırıtıyordu. Herhalde
götünün acısı geçmiş olmalıydı, “Ne
sırıtıyorsun yine, hoşuna gitti galiba?” dediğimde, “Kaç
kez orgazm oldum hatırlamıyorum! Bu zamana kadar sikiştiklerimin
içinde en iyisi sendin. Harika sikiyorsun! Hem yarrağın büyük, hem de
erken boşalmıyorsun!” gibi sözler söyleyerek beni övüyordu.
İkimiz de terden
yapış yapıştık. Beyza’yı elinden tutup
kaldırdım, banyoya götürdüm, birlikte duş aldık. Banyodan
çıkınca biraz çıplak oturduk, öpüştük, elleştik.
Herşey okadar güzel ve zevkliydi ki, hiç eve gidesim gelmiyordu. Gerçi vakit
daha öğlendi ve annesi babası düğündeydi, ama ne olur ne olmaz, erkenden gelecekleri falan tutabilirdi. O
şekilde yakalanırsak hiç iyi olmazdı. Onun için giyinip,
istemeye istemeye evime gittim. Halen yorgunluk hissettiğim için, hemen kendimi
yatağıma atarak güzel bir uyku çektim.
Gece saat 21:00 gibi kalktım. Lavaboda yüzümü yıkarken kapı çaldı...
31 Ocak 2013 Perşembe
Komşu sikiş hikaye - Seks Hikayeleri 1
Gönderen Can Candar zaman: 14:02
Etiketler: komşu seks hikayeleri
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)




5 yorum:
lm bayanlar arayın 5462519585 arayın tanısalim bayanlar
Ben emir yaş 35 boy 1.85 kilo 80 İstanbul şişli de ikamet ediyorum aslen Erzurum dogma büyüme İstanbul canakkale 18 Mart Üniversite si arkeoloji bölümü mezunu yum bir Üniversite masör egitim i aldım 1 ünüversite 1 özel 2 ADET masör sertikam var
Espiritüel güler yüzlü sempatik biriyim aile kavramını bilen örf ve Adetlerine baglı yaşadıgım orada kalır telefon numarası nı versende asla aramam sen ne zaman istersen ararsın o yüzden beni tanıyan kimse pişman olmaz iyiki tanımışım der roman gibiyim okudukça heyecanlandıran ve tatlı bir anı hayatında iz bırakan EVLİ BEKAR HERKES GÖNÜL RAHATLIĞIYLA ARAYABİLİR
5 yıldızlı bir otel de masör olarak çalışıyorum SİZ veya çevrenizde masör ararsanız benimle iletişime geçebilirsiniz
Tel:0538-376-98-18 EMİR
ÖZELE AÇIK
Nöromüsküler Masaj Kas Ağrılarını Azaltır enerji verir stres i yok eder vuçuttaki tüm yorgunluk belirtilerini yok eder Beyaz yakalı olarak da tabir edilen masa başı çalışanların çoğu en çok ellerini, bileklerini ve kollarını kullanıyor. Özellikle de şikâyetler en çok boyun ve sırt ağrısı olarak geliyor. Ancak her ne kadar ağrısa da ya oturma pozisyonu değiştiriliyor, ilaç içiliyor ya da ağrıyla birlikte çalışmaya devam ediliyor. Hâlbuki düzenli olarak nöromüsküler masaj yaptıran masa başı çalışanların büyük bir çoğunluğu bu ağrıları çekmek zorunda kalmıyor
NOT :sigara ve alkol hiç İÇMEDİM ortama katılırım ama sigara ve alkol içmem
İSTER ADRESİNİZE GELİRİM İSTER SİZ GELİRSİNİZ
Waatsaap profil resmi herkes e açık Telagram var
Waatsaap 0538-376-98-18
Telagram 0538-376-98-18
Signal 0538-376-98-18
sislisevdasi.201920@hotmail.Com
EVLİ ÇİFTLER EVLİ EŞİNDEN GİZLİ BAYANLAR GENÇ KIZLAR DULLAR BEYLER MASAJ HERKES İÇİN İHTİYAÇTIR GİZLİLİK ESASTIR
Rahatsız ettiysem özür dilerim herkese renkli ve güzel bir yaşam diliyorum
HOŞÇAKALIN
0543 282 86 18 SLM BN İST MALTEPEDEN KORAY 39 YAŞ 1 .74 BY SEKSE AC OLAN SINIRSIZ HEYECANLI ZEVK DOLU BİR SEKX YAŞAMAYI ARZLYN GÜVENİLİR TECRÜBELİ SIRDAŞ SEKX ARKADAŞI ARAYAN GERCEK SEKXI MUTLGU ARAYAN KALIN VE BÜYÜK SEVEN 19 VE 90 YAŞ ARASI EVLİ DUL TÜRBANLI KİLOLU BAYANLAR VE ARALARINA 3 ÇÜYÜ ARAYAN EVLİCİFRLER ARAYIN TNSLM NORMAL İLİŞKİ SÜREM 45 DAKİKA DİR 0543 282 86 18 Çocuk sahibi isteyen evli çiftlere yardimci olunur
Mrhb ben turan kayseriden 175 boyundayim 35 yas 70 kilodayim karsi tarafi daima anlayan biriyimdir kendime her konuda her bakimdan oldukca guveniyorum oncelikle arkadasliktaki amac her ne olursa olsun yalansız dürüst samimi olsun hassasiyetlerinizi kesinlikle anlayan biriyimdir her turlu arkadasligada acik biriyim acik soxlu ne istedigini bilen ozgur kayseri nevsehir civari bir bayanla tanismak gorusmek isterim güven karşı taraf için her ne kadar onemliyse benim icinde bir o kadar önemlidir 05523367078
karısını siktimek istiyen beyler arasın ıstanbul 05551623625
Yorum Gönder