Kocam Pazartesi
günü işten geldiğinde, "İtalya'da 10 günlük seminer var!
Hazırlan, haftaya gidiyoruz!" dedi. Daha önce
yurtdışındaki bu seminerlere alışıktım,
kocamla ben de gidiyordum ve kocam o sıkıcı toplantılarını
yapıyorken, ben de gönlümce geziyor, alışveriş
yapıyordum. Ben sevinçle tamam diyecekken, Engin'in kalkık
kaşları dikkatimi çekti. Engin sonra bir fırsatını
bulup bana, "Ne o, sikicinden izin almak yokmu? Hiçbir yere gidemezsin,
senin için planlarım var!" dedi. Çok üzülmüştüm, ama Engin'in
planları olduğunu duyunca çokta heyacanlandım. Sikicim
tarafından karar verilmişti, ben gitmiyordum.
Kocama gitmek
istemediğimi söylediğimde, bütün hafta yalvardı, ama sonunda o
da ikna oldu. Gideceği gün kocamı evin önünden uğurladım,
uçağı İstanbul'dan kalkıyordu. Uzun sarılmalar,
öpüşmeler, hatta gecede uzun bir sexin ardından gitmişti kocam.
Kocamın taksisi uzaklaşıp, ben bahçeye girer girmez Engin'i
aradım, o bilmediğim planları beni heyacanlandırıyordu.
Engin telefonu en soğuk sesiyle cevapladı, "Akşam 6'da
geleceğim, bir hafta izin aldım!" dedi ve kapattı. Ondan
hiç beklememe rağmen, aşk dolu, sex dolu bir hafta
geçireceğimizi düşünüyordum. Güzel bir yemek hazırladım,
Rakıyı onun istediği gibi soğuttum. Dediği gibi
akşam 6'da geldi, elinde büyükçe bir çanta vardı.
Hemen boynuna
sarıldım, "Hoşgeldin aşkım, yemek
hazır!" dedim. Ama o kalçama şaplak atıp, "Yukarı
çık orospu!" dedi. Yemekten önce sikişeceğiz diye
düşünerek sevinçle yukarı odasına çıktım. Arkamdan o
da yukarı geldi. Odaya girince yeniden boynuna sarılıp öpmeye
başladım. O ise tuhaf bir şekilde gülerek, "Bu sikişi
hayatın boyunca unutamayacaksın!" dedi. "Zaten hiçbirini
unutamam, sen benim biricik sikicimsin!" dedim, onu azdırmak
istiyordum. Beni kendi elleriyle soydu. İlk kez üzerimdeki hiçbirşey
yırtılmadan veya koparılmadan çıplak
kalmıştım önünde. "Yüz üstü uzan yatağa!" dedi.
Uzandım.
Eve
geldiğinde elinde olan çantadan birkaç tane ip çıkardı, önce
ellerimi bağladı yatağın demir başlığına,
sonra, "Domal!" dedi, karnımın altına iki tane
yastık koydu. Ben de domaldım. Sol ayağımı iple
bağlayıp, ipin diğer ucunu da gardrobuna bağladı.
Sonra sağ ayağımı da bağladı ve onu da
odasındaki banyonun kapısına bağladı. Artık
ayaklarımı kıpırdatamıyordum ve domalık vaziyette
yatıyordum. "Ne yapmak istediğini sorabilirmiyim?" diye
sordum. Cevap vermedi ve o da soyunmaya başladı. Göremiyordum, ama
duyuyordum soyunduğunu.
"Senin
sikicin kim?" dedi. "Sensin!" dedim. O anda kemeriyle
sırtıma öyle bir vurdu ki, canımın nasıl
yandığını anlatamam, "Ne yapıyorsun?
Manyakmısın!" diye bağırdım. O ise, "Senin
sikicin kim?" dedi tekrardan ve kemeriyle birdaha vurdu sırtıma.
Acıdan ağlıyordum, bağırıyordum, kurtulmaya
çabalıyordum, ama nafile. Üstelik kendi rızamla teslim olmuştum
bağlanmaya. "Bağır lan orospu, benim sikicim sensin
de!" dedi ve bir hışımla yine indirdi kemeri
sırtıma. "Benim sikicim sensin, aşkım da sensin!"
diye bağırdım, yeter ki vurmasın diye. "Hah şöyle
orospu!" diyerek amımı yalamaya başladı. O anda
farkettim ki amım sulanmıştı, ben gerçekten acıdan
zevk alıyordum! Amımı götümü yalıyordu, dilini her iki
deliğime de sokup çıkartıyordu. Gözlerimi
kapatmıştım, artık acı bitti, zevk alma zamanı
geldi diye düşünürken, tırnaklarını kaba etlerime geçirdi,
etimi kopartacak sandım. Kemer kadar olmasa da, yine canım çok
yanmıştı.
Sonra
doğruldu ve sikiyle amımı götümü fırçalamaya
başladı. Hangisine sokacak diye beklerken, amıma soktu. Bütün
amımı doldurmuştu siki, ama o halen
kanırttırıyordu sikini amımda. Bu arada kemerle birkaç kez
daha sırtıma ve kalçalarıma vurdu. Artık kendimi acıya
ve acının verdiği zevke bırakmıştım,
olacakları bekliyordum. Uzun süren bir sikişin ardından
ayağa kalktı ve yatağın başına geldi.
Saçımı olanca kuvvetiyle çekip, sikini ağzıma soktu.
Boğazıma kadar sokup çıkartıyor, bu defada
ağzımı sikiyordu. Hırlayarak sikini ağzımdan
çıkartıp, döllerini yüzüme fışkırttı.
Sikini bana
yalattırıp temizlettirdikten sonra yine arkama geçti ve yine o
çantanın sesini duydum. Çantadan birşey daha çıkarttı, daha
sürprizler bitmemişti anlaşılan. Önce, aynı telefonun
titreşimdeyken çıkardığı gibi bir ses duydum, sonra da
amıma birşey soktu. Vibratördü bu. Vibratör içimde durmadan hareket
ediyor, bütün vücudumu da sarsıyordu bu hareket. Vibratör amımda
çalışırken çakmak sesi duydum, önce sigarasını
yaktı, sonra da yatağın başucunda duran mumlardan birini
yaktı. Anlamıştım, her türlü acıyı
tattıracaktı bana bu akşam.
O sırada evin
telefonu çaldı. Engin, odasında bulunan paralel telefonu açtı,
konuşmaya başladı. Arayan kocamdı.
Konuşmalarından kocamın İtalya'dan
aradığını anlamıştım. Biraz konuştuktan
sonra, "Bir dakika dayı..." dedi ve "Yengeeeee, dayım
arıyor!" diye seslendi ve telefonu kulağıma tuttu.
Amımdaki vibratör hiç durmadan titrerken, kocama, "Canım
vardın mı?" dedim. Kocam başladı anlatmaya, uçaktan,
yolculuktan, otelden bahsedip duruyordu. Saatin kaç olduğunu bilmiyordum
ve telefonu kapatmak için en ufak bir bahane bile aklıma gelmiyordu.
Sadece o birşeyler sorduğunda, "Evet canım... Hayır
canım... Tamam canım..." diyordum. Neyseki kocam biraz sonra,
"Hadi canım kapatalım, sen de fazla oyalanma, yat uyu!
Öptüm!" deyip telefonu kapattı. O değil de, kocama sesimi normal
duyurabilmek için çektiğim işkence, Engin'in
yaşattığı acıların hepsinden daha fazlaydı.
Engin yeniden
arkama geçti ve az önce yaktığı mumu belime damlattı.
Domalık olduğum için mum belimden aşağı doğru
akıyor ve donup kalıyordu, mumun takip ettiği bütün yolu tüm
vücudumda hissediyordum. Sırtıma da damlatıyordu, hem de kemerle
vurduğu yerlere, böylece acım dahada artıyordu. Engin
attığım çığlıklardan müthiş keyif
alıyordu. Derken mumu söndürüp yerine bıraktı ve sikini götüme
sürtmeye başladı. Vibratör amımdaki bütün suları
akıtarak, yatağı ufak bir göl haline getirmişti. Götüme
henüz sikinin başı girmişti ki, biranda hepsini kökledi.
Artık iki deliğim de doluydu. Amımdaki vibratör içimi
titretirken, Engin de götüme yarağını deli gibi
pompalıyordu. Kaçıncı orgazmımı yaşıyordum
bilmiyorum.
Engin götümden
çıktı ve başucuma geldi yine, boğazıma kadar soktu
yarağını, bir iki gidip gelmeden sonra ağzımdan
çıkarıp yine yüzüme boşaldı. Oysa ki önceki
boşalmasındaki döller yüzümde daha yeni kurumaya başlamıştı.
Sonra amımdaki vibratörü çıkartıp attı yere, ama halen
titreşim sesini duyabiliyordum. Ayaklarımı çözdü, ellerimi de.
Beni sırtüstü yatırdı. Ayaklarım uyuşmuştu ve
kimbilir kaçıncı orgazmdan sonra bacaklarımın
dermansız kalması normaldi. Ayrıca onca kemer darbesinden sonra
sırtım da beni çok zorluyordu. Ama bununla da bitmedi, beni yine
bağlamaya başladı. Karşı koyacak güvü
bulamıyordum kendimde. Ellerimi bağladı, ayaklarımı da
dizlerimden büktü ve yine aynı şekilde olabildiğince gererek
bağladı. Ayaklarım yere bile değmiyordu.
Kasıklarımdan itibaren canım yanıyor ve bacaklarım
kopacak gibi hissediyordum.
Bütün
ağırlığıyla üzerime abandı. Boynumu,
boğazımı, kulak memelerimi öpüyor, yalıyor, emiyordu. Onun
ağırlığıyla sırtım daha çok acıyordu,
ama öpülmekten de zevk alıyordum. "Ulan orospu, çilekli çikolata gibi
kokuyorsun hep, yiyeceğim seni!" dedi. Ne büyük iltifattı.
Öperek memelerime geldi. Isırıyordu, sert sakallarını meme
uçlarıma sürtüyordu. Sonra üzerimden doğruldu ve çantadan mandal
çıkartıp meme uçlarımı sıkıştırdı.
Canım çok yanıyordu, acıdan kıvranıyordum. İlk taşındığında
odasına kendisi küçük bir buzdolabı almıştı, buz
kalıbını çıkardı, buz parçalarından birini
aldı ve amımın içine sokuverdi. Amım zaten vibratörle
sikilmekten acıyordu ve yanıyordu, buzun girişiyle gözlerim
yerinden çıkacak gibi oldu. Buz amımda erimişti, ama
soğukluğu ve sızısı kaldı. İki kez daha
tekrarladı bunu ve artık ben de zevk alıyordum.
Kendine bir sigara
yaktı, bir nefes çekip bana da uzattı. O anda o bir nefes sigara
kadar hiçbirşey iyi gelemezdi bana. Sigarayı bitirdikten sonra çantaya
uzandı tekrar ve bu sefer çantadan garip bir cihaz çıkardı.
Cihazda iki tane kablo ve kabloların ucunda metal kıskaçlar
vardı. Cihazın düğmesine basıp, metal kıskaçları
amımın dudaklarına dokundurdu. Bana elektrik veriyordu!
"Yapmaaa!" diye bağırmamla birlikte, suratıma
okkalı bir tokat yemem bir oldu. Alt dudağımdan kan
süzüldüğünü hissettim. Amıma tükürdü ve metal kıskaçları
yine değdirdi amımın dudaklarına. Çok acı çekmiyordum,
ama korkuyordum ve bütün bedenimin sarsıldığını
hissediyordum. Yine, "Yapmaaaa!" diye bağırdım.
Yalvarıyordum, "Lütfen yapma, ne istersen yaparım!"
diyordum. Ama Engin, "Ben bunu istiyorum!" dedi ve devam etti.
Sonrasını hatırlamıyorum, bayılmışım
galiba.
Gözlerimi
açtığımda siki amımdaydı ve beni sertçe sikiyordu.
Arada bir üstüme abanıyor, memelerimi sıkıyor, mandalların
kenarından görünen meme uçlarımı yalıyordu. Yeniden zevk
almaya baslamıştım, altında kıvranıyor,
inliyordum. Bir süre daha amımı sikti, sonra doğruldu,
başımın altına yastık koydu, sikini memelerimin
arasına sıkıştırıp, orda gidip gelmeye
başladı. Bana her yaklaştığı ben de sikinin
başını yalıyordum. Kuvvetli bir hırıltı
inleme arası sesle yine yüzüme ve göğüslerime
fışkırttı bütün döllerini. Yanaklarımdan
yastığa süzüldu bir kısmı. Üzerimden kalktı, önce
mandalları çıkardı memelerimden, sonra da beni çözdü. Biraz
rahatlamıştım, ama ayaklarımı bile
kıpırdatamıyordum. "Geliyorum canım!" dedi. Bana
canım dedi, hemde ilk kez. Bunca sikişmelerin hepsi romantizmden çok
uzak, hayvanca sikişmelerdi, ama bu en kötüsü, en şiddetlisi onun hoşuna
gitmişti, bana canım diyordu.
Engin'in
odasındaki banyoda küvet yoktu, sadece duş vardı.
Aşağıdaki banyoya inmiş, kuveti doldurmuştu.
Yanıma geldi, "Hadi canım yıkanalım!" dedi.
"Ne olur biraz uyuyayım!" dedim. "Yıkanalım,
kendini iyi hissedeceksin!" dedi. Zorlanarak doğruldum, ayağa
kalktım. Bu arada gardrobunun önündeki boy aynasına gözüm
takıldı, ayakta öylece kalakaldım. Memelerimin uçları ve
kenarındaki birkaç yer morarmıştı. Boynumda da morluklar
vardı. Alt dudağımın kenarı patlamış,
şişmişti, kan halen duruyordu. Yüzümdeki, saçımdaki döller
terle karışmış kurumuştu. Sırtımı
döndüm aynaya, kemerinin sırtımda bıraktığı
izler, kırmızı şeritler halinde boylu boyunca
uzanıyordu. Klçalarımda da tırnaklarının
bıraktığı hafif kanlı çizikleri vardı.
"Çok seksisin
canım!" dedi. Bir an zoraki gülümsedim. Ama bence de çok seksi
görünüyordum. Beni kucakladı ve banyoya indirdi. Küvete yatırdı
ve her yerimi ılık suyla okşayarak yıkadı. "Biraz
burda yat dinlen!" dedi, kendi çıktı banyodan. Ilık su beni
dinlendirdi ve birazda olsa kendime getirdi. Yarım sonra geldi, beni
ayağa kaldırıp bornozumu giydirdi. Yine kucaklayarak
odasına götürdü. Odada biraz önce yaşananlardan eser yoktu.
Herşeyi toplamış, yatağa temiz çarşaf sermişti.
Pencereden odaya
giren aydınlığa takıldı gözüm, biz onun odasına
ilk girdiğimizde de aydınlıktı hava. "Akşam
mı oluyor?" diye sordum. "Hayır canım, sabah oluyor!
Karnın aç mı?" dedi gülerek. Hiçbirşey yiyemeyecek kadar
halsizdim, "Sadece uyumak istiyorum!" dedim. Bana sıkıca
sarıldı, göğsüne yasladı beni ve "Uyu
canım!" dedi. "Bana canım diyorsun artık?" dedim.
"Çünkü hayalimdeki seksi sen yaşattın bana. Sana aşık
oldum çilekli çikolatam!" dedi ve saçlarımı okşadı.
Beni yatağa yatırdı. Kafam yastığa değer demez
uyumuşum.
Nekadar uyuyduğumu
bilmiyorum, beni dudaklarımdan öperek uyandırdı.
Şaşırmıştım, kahvaltı
hazırlamış yatağa getirmişti, hatta ekmek bile
kızartmıştı. "Günaydın canım. Telefonunu
getirdim, dayımı ara da konuş!" dedi. Aradım. Kocam
yoğundu, katıldığı seminerlerden, toplantılardan bahsediyordu.
Biraz daha konuşup telefonu kapattık. Gözüm saate takıldı,
saat akşam üzeri 5 olmuştu. Engin kahvaltı tepsisini dizlerimin
üzerine bıraktı ve kendi de yanıma uzandı. Her bir
lokmayı onun ellerinden yiyiyordum. Canım halen yanıyordu, özellikle
de sırtım, ama Engin'in ilgisinden dolayı çok mutluydum.
Kahvaltı
bitince, "Biraz daha yatmak istiyorum!" dedim. "Zaten
yatacağız!" dedi, tepsiyi alıp masaya koydu,
yatağın kenarından amıma doğru süzüldu,
amımı yalamaya başladı. Ama yavaşça, tadını çıkara
çıkara yalıyordu. "Tuvalete gitmem lazım!" dedim,
"Tamam!" dedi. Yine zorlukla doğrulup ayağa kalkabildim.
Banyoya gittim, çişimi yaptım. Sonra bornozumu çıkartıp aynada
kendime baktım, dünden pekte farklı
değildim, ama bu halim beni tahrik etti. Duşu açtım, suyun
altına girdim, ılık suyla duş yaptım.
Banyodan
çıktığımda, Engin çırılçıplak yatağa
uzanmış, sikini sıvazlayarak beni bekliyordu. Elini uzatarak,
"Gel canım, 69 yapalım!" dedi. Üzerine ters uzandim, 69
olduk. Yüzünü gömdü, amımı yalamaya başladı. Ben de sikini
yalamaya, emmeye başladım. Siki kalkmış, kazık gibi
olmuştu. Ona, "Dün akşam yaptıkların için kendini
affettirmen lazım!" dedim, üzerinden kalkıp yüzümü ona döndüm,
sikinin üzerine amımı sürtmeye başladım. Zevk alıyordu
biliyorum, tabi ben de. Yavaşça amıma sokmaya başladım
sikini.
Artık sikinin
tamamı içimdeydi, hiç çıkartmadan kendimi sağa sola hareket
ettiriyordum. O da kalçalarımı sıkıca tutmuş, bana
yardımcı oluyordu. Yavaş yavaş oturup kalkmaya
başladım, sonra hızlandım. Siki boru gibi içime giriyor,
sonra yarısına kadar çıkıyordu. Müthişti. O da bazen
kalçalarımı sıkıyor, bazen memelerimi avuçluyordu. Sonra
içimden çıkmadan beni altına aldı, bacaklarımı iyice
ayırıp amıma baktı, "Ben bu çikolatayı
eriteceğim!" dedi. Gerçektende altında eriyordum. "Sik
beni! Sikinle erit beni!" dedim. Hızlıca pompalamaya
başladı. Kasılarak, birkaç dakika süren uzun bir orgazm
yaşadım. Okadar güzel sikiyordu ki beni, bitmesini hiç istemiyordum.
Bir hafta boyunca da
bitmedi zaten, tuvalet ve duş yapmak haricinde yataktan
çıkmadım. Hele odadan hiç çıkmadım, kahvaltım ve
yemeğim de hep yatağa geldi. Onun haricinde durmadan sikiştik.
Kocamın gelmesine 4 gün kala odadan çıktım, Engin de yeniden
işe gitmeye başlamıştı. Kalçalarımdaki
tırnak izleri geçmiş, ama sırtımdaki
kızarıklıklar halen vahim durumdaydı.
Dudağımın kenarı da şişmişti idi. Engin
işten geldiğinde yine sevişiyorduk, deli gibi sikişiyorduk,
ama artık bana zarar vermiyordu.
Kocamın
geleceği gün hazırlık yaptım. Kalçalarımdaki izler
tamamen iyileşmişti. Sırtımdaki izler hafif belli oluyordu,
ama acımıyordu artık. Kocam geldi, uzunca sohbetlerden sonra
odamıza girdik. Kocam benimle sevişmek, sikişmek istiyordu,
hakkıydı. Geldiği günden itibaren bir hafta her gece
seviştik, sikiştik ve kocam vücudumdaki hiçbir izi farketmedi. Dudağım
haricinde, dudağımdaki hafif şişlik halen inmemişti.
Onu da uçuk çıktı diye geçiştirdim, inandı.
Kocamı da, Engin'i
de seviyorum, hatta ikisine de aşığım!
31 Ocak 2013 Perşembe
Bakire götümü kocama yeğeni becerdi
Gönderen Can Candar zaman: 14:10
Etiketler: bakire sex hikayesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)




2 yorum:
Karısını siktirmek isteyen beyler arasın İstanbul 0555 162 36 25
0543 282 86 18 SLM BN İST MALTEPEDEN KORAY 39 YAŞ 1 .74 BY SEKSE AC OLAN SINIRSIZ HEYECANLI ZEVK DOLU BİR SEKX YAŞAMAYI ARZLYN GÜVENİLİR TECRÜBELİ SIRDAŞ SEKX ARKADAŞI ARAYAN GERCEK SEKXI MUTLGU ARAYAN KALIN VE BÜYÜK SEVEN 19 VE 90 YAŞ ARASI EVLİ DUL TÜRBANLI KİLOLU BAYANLAR VE ARALARINA 3 ÇÜYÜ ARAYAN EVLİCİFRLER ARAYIN TNSLM NORMAL İLİŞKİ SÜREM 45 DAKİKA DİR 0543 282 86 18 Çocuk sahibi isteyen evli çiftlere yardimci olunur
Yorum Gönder